Menu

Vücutta fark edilen her kitle kanser anlamına gelmez. Yağ bezesi, kist, travmaya bağlı şişlikler veya iyi huylu yumuşak doku tümörleri de benzer şekilde ele gelebilir. Ancak zamanla büyüyen, sertleşen, ağrıya neden olan ya da hareketi etkileyen kitlelerin geciktirilmeden değerlendirilmesi gerekir.
Yumuşak doku kanseri, tıbbi adıyla sarkom, kas, yağ dokusu, bağ dokusu, tendon, sinir, kan damarları ve lenf damarları gibi dokulardan kaynaklanabilen nadir bir kanser grubudur. Nadir görülmesine rağmen doğru tanı, uygun biyopsi planlaması ve multidisipliner tedavi yaklaşımı gerektirir.
Sarkomlar vücudun farklı bölgelerinde gelişebilir. Özellikle kol, bacak, gövde, karın içi, pelvis, boyun ve göğüs duvarı gibi alanlarda ortaya çıkabilir. Erken dönemde belirgin şikâyet vermeyebildiği için büyüyen veya özellik değiştiren kitlelerin uzman hekim tarafından incelenmesi önemlidir.
Yumuşak doku kanseri, vücudun destek ve bağ dokularından gelişen kötü huylu tümörleri ifade eder. Bu tümörler kas, yağ, damar, sinir, tendon, bağ dokusu ve lenf damarları gibi yapılardan kaynaklanabilir.
Sarkomlar tek bir hastalık değildir. Farklı hücre tiplerinden gelişebilen çok sayıda alt tipi vardır. Bu nedenle hastalığın seyri, yayılma riski ve tedavi planı her hastada aynı değildir. Tümörün bulunduğu bölge, büyüklüğü, patolojik alt tipi, derecesi ve yayılım durumu tedavi kararını doğrudan etkiler.
Yumuşak doku sarkomları erişkin kanserleri içinde nadir görülür. Buna rağmen tanı sürecinde dikkatli davranılması gerekir. Özellikle derin yerleşimli, giderek büyüyen veya 5 santimetreden büyük kitleler ayrıntılı değerlendirme gerektirir.
Yumuşak doku kanserinin nedeni çoğu hastada net olarak belirlenemez. Sarkom tanısı alan birçok kişide belirgin bir tetikleyici faktör bulunmaz. Ancak bazı genetik ve çevresel durumların riski artırabildiği bilinmektedir.
Yumuşak doku kanseri gelişimiyle ilişkili olabilecek faktörler şunlardır:
Bu risk faktörlerinden birine sahip olmak mutlaka sarkom gelişeceği anlamına gelmez. Aynı şekilde risk faktörü olmayan kişilerde de sarkom görülebilir.
Yumuşak doku kanseri belirtileri tümörün yerine, boyutuna ve çevre dokularla ilişkisine göre değişir. Hastalığın dikkat edilmesi gereken yönlerinden biri, erken dönemde ağrı veya belirgin şikâyet oluşturmadan büyüyebilmesidir.
En sık görülen belirtiler şunlardır:
Özellikle birkaç hafta içinde büyüyen, sert yapıda olan, derin yerleşimli hissedilen veya çapı 5 santimetreden büyük kitleler ihmal edilmemelidir.
Sarkomlar kol ve bacaklarda ele gelen kitle şeklinde fark edilebilir. Ancak karın içi veya pelvis bölgesinde gelişen tümörler uzun süre belirti vermeyebilir. Bu bölgelerde tümör büyüdükçe çevre organlara baskı yapabilir.
Karın içinde gelişen sarkomlarda şu belirtiler görülebilir:
Bu belirtiler yalnızca sarkoma özgü değildir. Sindirim sistemi hastalıkları, enfeksiyonlar veya farklı tümörler de benzer şikâyetlere yol açabilir. Bu nedenle tanı için hekim değerlendirmesi gerekir.
Her yumuşak doku kitlesi kanser değildir. Hatta yumuşak doku kitlelerinin önemli bir kısmı iyi huyludur. Ancak bazı özellikler daha dikkatli değerlendirme gerektirir.
Aşağıdaki durumlarda uzman görüşü alınmalıdır:
Bu tür kitlelerde tanı süreci rastgele müdahalelerle değil, planlı şekilde yürütülmelidir. Özellikle şüpheli kitlelerde biyopsi yolunun ve cerrahi planın doğru belirlenmesi tedavinin sonraki aşamaları açısından önem taşır.
Sarkom tanısında amaç yalnızca kitlenin varlığını göstermek değildir. Tümörün tipi, boyutu, bulunduğu doku, çevre yapılarla ilişkisi ve vücuda yayılıp yayılmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Tanı süreci genellikle fizik muayene, görüntüleme yöntemleri ve biyopsi ile ilerler.
Hekim kitlenin boyutunu, kıvamını, hareketliliğini, ağrılı olup olmadığını ve çevre dokularla ilişkisini değerlendirir. Kol veya bacakta yer alan kitlelerde eklem hareketleri, kas gücü ve sinir basısı bulguları da incelenebilir.
Görüntüleme yöntemleri tümörün yerini, büyüklüğünü ve çevre dokularla ilişkisini göstermeye yardımcı olur. Sarkom şüphesinde en sık kullanılan yöntemlerden biri MR incelemesidir. MR özellikle kol, bacak ve yumuşak doku yerleşimli kitlelerin ayrıntılı değerlendirilmesinde önemlidir.
Tanı ve evreleme sürecinde şu yöntemler kullanılabilir:
Hangi görüntüleme yönteminin kullanılacağı kitlenin yerine, ön tanıya ve hastanın klinik durumuna göre belirlenir.
Kesin tanı biyopsi ile konur. Kitleden alınan doku örneği patoloji laboratuvarında incelenir. Bu inceleme sonucunda tümörün iyi huylu mu kötü huylu mu olduğu, sarkom alt tipi ve tümör derecesi belirlenebilir.
Şüpheli yumuşak doku kitlelerinde biyopsinin deneyimli ekipler tarafından planlanması önemlidir. Biyopsi yeri, daha sonra yapılabilecek cerrahi tedaviyi etkilemeyecek şekilde seçilmelidir.
Yumuşak doku sarkomlarının 50’den fazla alt tipi vardır. Her alt tip aynı hızda büyümez ve aynı şekilde tedavi edilmez. Bu nedenle tedavi planı yapılmadan önce tümörün patolojik alt tipinin doğru belirlenmesi gerekir.
Sık görülen yumuşak doku sarkomu türlerinden bazıları şunlardır:
Yağ dokusundan gelişen sarkom türüdür. Genellikle uyluk, karın içi veya karın arka bölgesinde görülebilir. Alt tipine göre yavaş veya daha agresif seyredebilir.
Düz kas hücrelerinden kaynaklanır. Rahim, sindirim sistemi, damar duvarları veya karın içi dokularda ortaya çıkabilir.
İskelet kası yönünde farklılaşan hücrelerden gelişir. Çocukluk çağında daha sık görülmekle birlikte erişkinlerde de ortaya çıkabilir.
Genellikle eklem çevresindeki yumuşak dokularda görülür. Genç erişkinlerde daha sık saptanabilir. Adında “sinovyal” geçmesine rağmen her zaman eklem içinden kaynaklanmaz.
Bağ dokusu hücrelerinden köken alan sarkom türüdür. Kol, bacak veya gövde yerleşimli olabilir.
Kan veya lenf damarlarından gelişen nadir bir sarkom türüdür. Bazı olgularda daha agresif seyredebilir.
Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde daha sık görülebilen, cilt ve mukoza lezyonlarıyla kendini gösterebilen bir sarkom türüdür.
Sarkom ve karsinom farklı dokulardan gelişen kanser türleridir. Karsinomlar genellikle organların iç veya dış yüzeyini döşeyen epitel hücrelerinden kaynaklanır. Akciğer, meme, kolon, prostat ve mide kanserlerinin büyük bölümü karsinom grubundadır.
Sarkomlar ise kas, yağ, kemik, bağ dokusu, damar ve sinir gibi destek dokularından gelişir. Bu nedenle sarkomlar daha nadir görülür ve tanı-tedavi süreçleri çoğu zaman özel deneyim gerektirir.
Bu ayrım yalnızca isim farkı değildir. Tümörün davranışı, yayılma biçimi, kullanılan tedaviler ve takip planı bu sınıflamaya göre değişebilir.
Yumuşak doku kanserinde evreleme, hastalığın vücutta ne kadar yayıldığını anlamak için yapılır. Evreleme tedavi planının belirlenmesinde temel basamaklardan biridir.
Evreleme sırasında genellikle şu özellikler değerlendirilir:
Yüksek dereceli, büyük boyutlu veya derin yerleşimli tümörlerde yayılma riski daha yüksek olabilir. Erken evrede saptanan ve uygun şekilde tedavi edilen sarkomlarda hastalık kontrolü daha başarılı olabilir.
Bazı yumuşak doku sarkomları çevre dokulara yayılabilir veya uzak organlara metastaz yapabilir. En sık metastaz görülen organ akciğerlerdir. Bu nedenle evreleme ve takip sürecinde akciğer görüntülemesi önemli yer tutar.
Metastaz riski tümörün alt tipine, derecesine, boyutuna, yerleşim yerine ve tanı anındaki evresine göre değişir. Her sarkom aynı yayılma riskine sahip değildir. Bu nedenle hastanın takip planı kişisel risk durumuna göre düzenlenir.
Yumuşak doku kanseri tedavisi multidisipliner yaklaşım gerektirir. Tedavi planında cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hedefe yönelik tedaviler veya seçilmiş hastalarda immünoterapi değerlendirilebilir.
Sarkom tedavisinde tıbbi onkoloji, cerrahi branşlar, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji birlikte rol alabilir. Kol ve bacak yerleşimli kitlelerde ortopedi ve travmatoloji değerlendirmesi de önemli olabilir.
Lokalize yumuşak doku sarkomlarında cerrahi temel tedavi seçeneklerinden biridir. Amaç tümörün güvenli cerrahi sınırlarla çıkarılmasıdır. Cerrahinin kapsamı tümörün yerine, büyüklüğüne ve çevre dokularla ilişkisine göre belirlenir.
Günümüzde birçok hastada uzuv koruyucu cerrahi yaklaşımlar değerlendirilebilir. Ancak her hasta için cerrahi plan farklıdır.
Radyoterapi bazı hastalarda ameliyat öncesinde tümörü küçültmek veya ameliyat sonrasında bölgesel nüks riskini azaltmak amacıyla uygulanabilir. Radyoterapinin zamanlaması tümörün yerleşimine, boyutuna, cerrahi sınırlara ve hastanın genel durumuna göre planlanır.
Kemoterapi her yumuşak doku sarkomunda standart olarak kullanılmaz. Daha çok yüksek riskli, ileri evre, metastatik veya belirli alt tiplerde değerlendirilir. Kullanılacak ilaçlar ve tedavi süresi tümörün patolojik özelliklerine göre belirlenir.
Bazı sarkom türlerinde tümör hücrelerindeki belirli moleküler değişikliklere yönelik ilaçlar kullanılabilir. Bu tedaviler her hastaya uygun değildir. Uygunluk kararı tümörün alt tipi, moleküler özellikleri ve hastanın önceki tedavilerine göre verilir.
İmmünoterapi, bağışıklık sisteminin tümör hücrelerini tanımasını ve hedeflemesini amaçlayan bir tedavi yaklaşımıdır. Yumuşak doku sarkomlarında seçilmiş hasta gruplarında değerlendirilebilir. Her sarkom türünde aynı etki beklenmez.
Yumuşak doku kanseri tedavisi tamamlandıktan sonra düzenli takip gerekir. Takipte amaç olası nüksleri, metastazları veya tedaviye bağlı yan etkileri erken dönemde fark etmektir.
Takip sürecinde şu değerlendirmeler yapılabilir:
İlk yıllarda kontroller genellikle daha sık yapılır. Zamanla hastanın risk durumuna göre takip aralıkları uzatılabilir.
Yumuşak doku kanserlerinin tamamını önlemek mümkün değildir. Çünkü hastaların önemli bir bölümünde net bir neden saptanamaz. Ancak radyasyon maruziyeti, kimyasal temas, kronik lenfödem ve bağışıklık sistemiyle ilişkili risklerin hekim kontrolünde izlenmesi önemlidir.
Asıl kritik nokta erken farkındalıktır. Büyüyen, sertleşen, derin yerleşimli hissedilen veya hareketi etkileyen kitleler bekletilmemelidir. Erken tanı, birçok sarkom türünde tedavi başarısını ve yaşam kalitesini olumlu etkileyebilir.
Yumuşak doku kanseri erken dönemde ağrı yapmayabilir. Birçok hasta ilk olarak ağrısız bir kitle fark eder. Tümör büyüdükçe çevre kaslara, sinirlere veya eklemlere baskı yapabilir ve ağrı, uyuşma ya da hareket kısıtlılığı ortaya çıkabilir.
Hayır. Yumuşak doku kitlelerinin büyük bölümü iyi huyludur. Ancak büyüyen, sert, derin yerleşimli veya 5 santimetreden büyük kitlelerin uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Sarkomlar her yaşta görülebilir. Bazı alt tipler çocukluk çağında, bazıları genç erişkinlerde, bazıları ise ileri yaşlarda daha sık ortaya çıkar. Yaş tek başına tanı koydurmaz; kitlenin özellikleri ve patolojik inceleme belirleyicidir.
Erken evrede tanı alan ve uygun şekilde tedavi edilen bazı hastalarda uzun süreli hastalık kontrolü ve hastalıksız yaşam mümkün olabilir. Ancak sonuç; tümörün alt tipi, evresi, derecesi, cerrahi sınırları ve hastanın genel durumuna göre değişir.
Yumuşak doku sarkomlarında metastaz en sık akciğerlere görülebilir. Bu nedenle tanı ve takip sürecinde akciğer değerlendirmesi önemli yer tutar.
Ele gelen veya büyüyen yumuşak doku kitlesi için öncelikle ilgili branş değerlendirmesi gerekir. Kol ve bacak yerleşimli kitlelerde ortopedi ve travmatoloji, karın içi veya gövde yerleşimli kitlelerde ilgili cerrahi branşlar, tanı ve tedavi sürecinde ise tıbbi onkoloji, radyoloji ve patoloji birlikte rol alabilir.
Her kitlede biyopsi gerekmez. Ancak sarkom şüphesi olan kitlelerde kesin tanı için biyopsi gerekebilir. Biyopsinin doğru teknikle ve tedavi planını bozmayacak şekilde yapılması önemlidir.
Hayır. Karsinomlar epitel hücrelerinden, sarkomlar ise kas, yağ, bağ dokusu, damar, sinir ve kemik gibi destek dokularından gelişir. Bu fark tedavi planını ve hastalığın seyrini etkileyebilir.
Bu yazı hazırlanırken yumuşak doku sarkomlarıyla ilgili güncel klinik kaynaklar ve hasta bilgilendirme rehberleri incelenmiştir.
NCI hasta bilgilendirme kaynağı National Cancer Institute. Soft Tissue Sarcoma Treatment (PDQ®) – Patient Version. Soft Tissue Sarcoma Treatment - NCI
NHS yumuşak doku sarkomu rehberi NHS. Soft tissue sarcoma. Soft tissue sarcoma - NHS
Cancer Research UK hasta bilgilendirme sayfası Cancer Research UK. Soft tissue sarcoma cancers. Soft tissue sarcoma cancer | Connective tissue cancer
Sarcoma UK bilgilendirme kaynağı Sarcoma UK. What is sarcoma? What is sarcoma? | Sarcoma UK
Web sitesi içeriklerimiz Yayın Danışma Kurulu tarafından onaylanarak yayınlanmaktadır.Bu makale genel bilgilendirme amacı taşır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Herhangi bir sağlık sorununda, uzman bir sağlık profesyoneline danışmanız önerilir.