Enfeksiyon Düşmanı: D VitaminiUzm. Dr. Faika Hande Kaptan Oluşturuldu: 2019-03-04 11:05:24
Görüntü Sayısı: 101

Enfeksiyon Düşmanı: D Vitamini

Enfeksiyon Düşmanı: D Vitamini Antibiyotikler, ülkemizde en çok kullanılan ilaçların başında gelmektedir. Gerekli olmadığı halde kullanılan antibiyotikler, mikropların direnç kazanmasına neden olmaktadır.


Enfeksiyon Düşmanı: D Vitamini

Enfeksiyon Düşmanı: D Vitamini

Uzm. Dr. Hande Kaptan //İç Hastalıkları Uzmanı//Özel Lokman Hekim Akay Hastanesi

Antibiyotikler, ülkemizde en çok kullanılan ilaçların başında gelmektedir. Gerekli olmadığı halde kullanılan antibiyotikler, mikropların direnç kazanmasına neden olmaktadır. Soğuk algınlığı, gribal enfeksiyonlar ve basit bir nezle virüslerle oluşur. Bu hastalıklarda antibiyotik kullanılması hasta kişideki mikropların o ilacı tanımasına, direnç geliştirmesine ve başka kişilere dirençli mikropları bulaştırmasına neden olur.

Gereksiz yere antibiyotik kullanılmasının yarattığı olumsuz etkiler, görüldüğü gibi toplum sağlığına zarar vermektedir. Bu nedenle antibiyotiklerin eczanelerden alınmasına reçete koşulu getirilmiştir. Doktorunuz önermediği sürece antibiyotik kullanmamalısınız. Aksi takdirde Türkiye’deki bakteriyel direnç sorunu giderek daha ciddi boyutlara ulaşacaktır.

Eğer çok sık hastalanan biri iseniz ve sürekli doktora gidip antibiyotik kullanmak durumunda kalıyorsanız, belki de bağışıklık sisteminizde bir sorun vardır. Eğer sık sık güneşe çıkamıyorsanız, sağlıklı beslenemediğinizi düşünüyorsanız mutlaka kandaki D vitamini düzeyinize baktırmanız gerekir. Yapılan araştırmalar D vitamini düşük kişilerin sık sık enfeksiyona yakalandıklarını göstermektedir.

Yapılan ölçümlerde D vitamini düzeyiniz düşük çıkarsa doktorunuz size D vitamini takviyesi verecektir. Size önerildiği şekilde D vitaminini kullanmanız vücudunuzun enfeksiyonlara olan direncini arttıracağı gibi aynı zamanda kas ve iskelet sisteminize de iyi gelecektir.

D vitamininiz bir kez takviye ile yükseldikten sonra yılda en az iki kez düzeyini kontrol ettirmeniz gerekir; çünkü yeniden azalma olasılığı vardır.

Aslında D vitamininin ana kaynağı ultraviyole ışınlarıdır; haftada en az iki gün, günde 5-30 dakika süre ile kol ve bacakları güneş ışınlarına maruz bırakmak D vitamini depolamamıza katkı sağlar.

D vitamini kaynağı olan besin maddeleri ne yazık ki çok tüketilseler bile yeterli katkıyı sağlayamamaktadır: örneğin en iyi D vitamini kaynaklarından olan somon balığını her gün yaklaşık olarak 300 gram tüketirsek günlük ihtiyacımızın tamamını karşılayabiliriz. Süt, yoğurt, peynir gibi gıdaları her gün düzenli olarak tüketsek bile günlük D vitamini gereksinimimizin ancak yüzde 10-15’ini karşılayabiliriz.

Görüldüğü gibi; eğer özellikle kış aylarında sürekli hasta geziyorsanız, sürekli antibiyotik kullanmak durumunda kalıyorsanız, güneş ışınlarından faydalanamıyorsanız ve sigara içiyorsanız D vitamininiz büyük olasılıkla düşüktür.Atmanız gereken en doğru adım D vitamininize baktırmak olacaktır.

Sağlıklı günler dilerim.


Bu yazı Uzm. Dr. Faika Hande Kaptan tarafından yazıldı ve 101 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...