İnmemiş testis nedir?Op. Dr. Tuba Dikmen Oluşturuldu: 2017-04-18 13:44:34
Görüntü Sayısı: 1231

İnmemiş testis nedir?

İnmemiş testis erkek çocuklarda en sık rastlanan cinsel organ anomalisidir. Her 100 erkek çocukta 1 görülür.

İnmemiş testis nedir?

Anne karnındaki bebekte testisler, karın içinde gelişmeye başlar. Testisler doğuma yakın zamanda (Gebeliğin yaklaşık 7. ayında) karından aşağı doğru inerek kasık kanalından geçerek torbalara yerleşir. Testislerin normalde bulunması gereken torbalar içine yerleşmemesi durumuna ‘inmemiş testis’ denir. Bazen bu torbaya iniş doğumdan sonraki ilk 1 sene içinde de devam edebilir. Yeni doğan bir erkek çocuk doğduğunda testisler şayet torbada değilse, bu duruma gerçek inmemiş testis adı verilir. Çoğu zaman tek tarafta, bazen de çift tarafta birden olur. Gerçek inmemiş testiste önemli özellik, bir ya da iki testisin hiçbir zaman torbada olmamasıdır. Testis çoğunlukla kasık kanalı içinde, bazen de kanalın dışında bir yerde veya karnın içerisindedir.


Utangaç testis (Retraktil testis) nedir?


Utangaç testis durumunda testisler zaman zaman torbada görülürler. Ancak özellikle soğukta veya çocuğun alt kısmına dokunulması gibi durumlarda kasıklara doğru kaçarak ortadan kaybolurlarken; çocuğun ateşinin çıktığı durumlarda veya banyo küvetinde sıcak suyun içinde otururken veya çocuk uyurken bakıldıklarında çoğunlukla torbada görülürler. Utangaç testis bir hastalık değildir. Çoğu zaman ilaçla tedavi veya ameliyat gerektirmez. Ancak 6 aylık aralarla çocuk cerrahisi uzmanı tarafından kontrolü gerekir. Gerçek inmemiş testisten tamamen farklı masum bir durumdur. Ergenlik çağına kadar hemen hemen hepsi müdahaleye gerek duyulmadan torbaya iner.

Atrofik Testis:


Testisin karın içinden torbaya olan yolculuğu esnasında bazen testis kendi etrafında dönerek bir tur atar ve besleyici damarları burularak tıkanır. Böylelikle testis çürür ve yok olur. Bu durumda atrofik testis denir. Doğum sonrası ciddi hastalık tablosu ortaya çıkaran ve kendisini belli eden bu durum, doğum öncesi dönemde olduğunda hiçbir belirti vermez ve bebek, testisi olmadan doğar. Bu durumda tetisin karın içinde olmadığını kesin olarak kanıtlamak gerekir. En kesin tanı yöntemi laparoskopidir. Bu amaçla karın duvarında açılan delikten ince bir ışıklı mercek sokarak tüm karın içi görülür. Laparoskopide testise giden damarların ucunda testisin olmadığına bakılır. Eğer damarın ucunda testis görülebiliyorsa bu atrofik tetis değildir ve aynı seansta testis karın içinden sperm kanalının boyu yetiyorsa torbalara, yetmiyorsa da indirilebildiği yere kadar indirilir. Bazen testislerin tam olarak indirilebilmesi bir kaç seansta mümkün olabilir. Şayet testis yoksa o zamanda kalıntısı bulunarak ileride ortaya çıkabilecek kanser tehlikesi nedeniyle çıkarılmalıdır.

İnmemiş testis ameliyatının amaçları nelerdir?


Kısırlığın önlenmesi: Çok bilinen bir kısırlık sebebidir. Testisler ne kadar erken torbaya indirilirse bu risk o kadar azalır. Operasyon sonrasında kısırlık riski tamamen ortadan kalmaz ancak bu risk en aza indirilir.

Kanser gelişebilir:
İnmemiş testisli hastaların testislerinde ileride kanser gelişme riski normal erkeklere oranla 15 katı kadar daha fazladır. Bu risk operasyon sonrası da değişmez, ancak testisin takibinin hasta tarafından da yapılabileceği bir bölgeye indirildiğinden erken tanıya imkan sağlar.

Beraberinde kasık fıtığı da olabilir: Her zaman belirti vermese de inmemiş testisli hastaların % 65 kadarında ameliyatta fıtık da tespit edilir ve aynı anda fığın da cerrahi tedavisi yapılır.

Oluşabilecek testis torsiyonunun önlenmesi: İnmemiş testislerde testisin kendi etrafında dönerek burkulması (torsiyon) ihtimali torbaya inmiş testislerden daha fazladır ve operasyonla bu ihtimal ortadan kaldırılır.

Psikolojik ve estetik problemlerin giderilmesi.

Travmadan korunma: Yerine inişini tamamlamamış testis dışardan gelen travmalara daha açıktır.

Hastalığın Seyri ve tedavi Yaşı:

İstatistiklere göre inmemiş testis erken doğan bebeklerde normal zamanında doğan bebeklere oranla 3 kat daha sık görülür. Bunun çoğu zaman nedeni, anne karnında bebekteki testisin inişi için geçirilmesi gereken zamanın tamamlanamadan doğumun olmuş olmasıdır. 1 yaşına kadar (Özellikle ilk 3 ayda) inmemiş testislerin bir kısmı torbalara iner. Ancak bundan sonra artık inmez. Bu yüzden ilk 1 yılın özellikle ilk 3 ayında hastalar takip edilir. 1 yaşından sonra tüm inmemiş testisli olgular ameliyat edilmeli ve testisler olması gereken yere indirilmelidir. 3-12 ay arası ise testislerin durumuna göre takip devam ettirilebilir veya ameliyat edilebilir. Hangi nedenle olursa olsun inmemiş testis tedavisi 2 yaşın sonrasına bırakılmamalıdır. Eğer tanı 2 yaşından sonra konulduysa bir an önce tedavi yapılmalıdır. İnmemiş testisin olduğu tarafta fıtık da varsa o zaman hiç beklenmeden gerekirse 1 aylık bebekte de cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Ehil ellerde ve çocuk cerrahisi uzmanlarınca yapılan ameliyatlardan sonra başarı oranı çok yüksektir. Hormon tedavisi başarı şansı düşük, yan etki ihtimali büyük bir tedavi şekli olduğundan çocuk cerrahisinde uygulanmayan bir yöntemdir.

Hastanede yatış süresi ve ameliyat

İnmemiş testis ameliyatı günübirlik ameliyat grubundandır. Çocuklar ameliyatın olduğu gün hastaneden taburcu edilir ve ameliyat sonrası ilk bir kaç saatten sonrasını evde geçirirler. Bu tıbbi ve psikolojik açılardan çocuk ve ailesi için çok daha avantajlıdır. Verilen ilaçlar iyileşme dönemi ve ağrılar kontrol altına alınır. Çocuklar ne kadar küçükse ameliyat sonrası dönemleri o kadar rahat geçer. İki gün içinde tüm çocuklar ayağa kalkar ve oyuna başlarlar. 3-4 gün sonra bir kez pansuman ve yara kontrolü için ameliyat eden çocuk cerrahisi uzmanına gidilir. Bir ay sonra geç kontrol yapılır.

Banyo ameliyattan 1 hafta kadar sonra yaptırılmalıdır. Yüzme ve diğer sporlar 1 ay kadar yapılmamalıdır. Ameliyat sonrasında torbada ve kasıkta hafif şişlik, kızarıklık ve morluklar olabilir. Bunlar birkaç gün ve hafta içinde kendiliğinden geçer. Operasyon bölgesinde aşırı şişlik, kızarıklık varsa; yaradan kan ve iltihap geliyorsa; ateş, bulantı, kusma gibi belirtiler varsa mutlaka doktorunuza başvurmalısınız.


Bu yazı Op. Dr. Tuba Dikmen tarafından yazıldı ve 1231 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler