METAL ALERJİLERİLokman Hekim Hastaneler Grubu Oluşturuldu: 2017-01-12 07:29:25
Görüntü Sayısı: 2673

METAL ALERJİLERİ

Yaşadığımız bu toplumda başarı, elde ettiğimiz ve tükettiklerimizle ölçülmektedir. Toplumun temel dinamikleri yeni, farklı, doğal olmayanı tüketmeyi güdülemektedir. Tüketim arttığında, maruz kaldığımız bu doğal olmayan maddelere karşı vücudumuz kendini korumak için birtakım tepkiler ortaya koymaktadır. Bunun sonucu olarak, zamanla toplumun değişik kesimlerinde çeşitli maddelere karşı duyarlılık gelişmekte; ilaç, gıda metal, solunan çeşitli alerjenlere karşı duyarlılıklar ortaya çıkabilmektedir.

METAL ALERJİLERİ

Derinin bir maddeyle temas ettiğinde gelişen; kaşıntılı, kızartılı, sonrasında su toplamalı döküntülerle karakterize, aşırı duyarlılık reaksiyonlarına alerjik kontakt dermatit denmektedir. Zehirli sarmaşığın ardından alerjik kontakt dermatite en sık neden olan etken metallerdir. Günümüzde altın, birçok alanda yaygın olarak kullanılan en çekici ve göz alıcı metaldir. Saflığı, parıltısı, nadir olması ve değeri altını dünya çapında aranılan bir element haline getirmiştir. Ancak bazı durumlarda altın nikel gibi başka metallerle karıştırılmaktadır. Ortaya çıkan alaşım ile alerjik reaksiyonlar ortaya çıkarabilmektedir. Bunun yanında, saf altın nadiren allerjeniktir.

Takılarda bulunan altın harici allerjenik metaller temas ettikleri ciltte, kızarıklık, şişlik, ve doku hasarına neden olurlar. Reaksiyonlar genelde takıların kulak, burun, dudaklar, dil ile temaslarından birkaç saat sonra ortaya çıkarlar. Bu reaksiyonlardan başlıca sorumlu etken nikel olup, kobalt ve krom gibi metallerle de reaksiyonlar izlenebilmektedir.

Metal alerjileri takı kullandıkları için genellikle kadınlarda görülmektedir. Çocuk ve yaşlılarda sıklık daha azdır. Bununla birlikte erkekler arasında, gerek takı kullanımının artması, gerekse mesleki maruziyet nedeniyle de sıklığı artmaktadır. Sadece takılarda değil, metal içeren birçok inşaat-yapı malzemesi de alerjik reaksiyonlara neden olmaktadır. Mesleki maruziyeti olan kişilerin deri döküntüleri tipik olarak ellerde görülmektedir. Takı merakı metal alerji sıklığını hem erkek hem de kadınlarda arttırmaktadır.

Bu reaksiyonlar ayrıca nikel gibi metal içerikleri yönünden zengin belirli besin türlerinin tüketilmesi ile de ortaya çıkabilmektedir. Buğday gibi tahıllarda fındık, soya, çikolata ve konserve gibi gıdalarda bulunan nikel değişik seviyede alerjik reaksiyon oluşturabilecek kabiliyettedir. Dahası, pişirilip metal kaplarda saklanan yemeklerin yenmesi veya depolardan hidrofor yolu ile servis edilen suyun gerek teması, gerekse ağızdan alınması sonucu reaksiyon ortaya çıkabilmektedir. Metallerin yoğun olarak bulunduğu aşırı nemli ortamlarda solumanın da nefes darlığına neden olabileceği bildirilmiştir.

Metal alerjisinin potansiyel nedenleri

Metal alerjileri belirli metallere maruz kalan kişilerde gelişen duyarlanma sonucu ortaya çıkar. Bu süreç bir kez başladığında, sonraki maruziyetler alerjik reaksiyonla sonuçlanır.

Metal alerjilerinden sorumlu ajanlar aşağıda sıralanmıştır:

  • Nikel: Metal alerjilerinin başlıca nedeni olup, genelde takıların birçoğunda temel madde olarak bulunmaktadır. Takıların dışında, yapısında metal içeren çakmak, düğme ve tokalarda da nikel vardır. Nem ve ıslaklık, metal iyonlarının deri tarafından daha kolay emilmesine neden olabileceğinden, terlemeye yatkın vücut bölgelerinde problem daha ağır seyretmektedir.
  • Kobalt: Nikelin kullanıldığı birçok alanda kullanılan ikinci temel allerjendir. Doğada tabii olarak da bulunabilmektedir. Çimento, tuğla, harç ve metal alaşımlar kobalt içermektedir. Porselen, cam, çömlek ve seramiklerdeki mavi pigment yanında sulu ve kuru boyalardaki yeşil ve mavi renkler de kobalt içermektedir. Polyester reçinelerinde bulunabildiğinden, herhangi bir polyester kobalt içerebilir
  • Krom: En iyi bilinen formu metal ürünlerin parlak görünmesini sağlamak için son aşamada uygulanan metal kaplamadır. Kromun bu formu semptomları tetiklemekten uzaktır. Kromun krom tuzu formu allerjen olup, çimento ve yapı malzemelerinde bulunur. Deri tabaklamada da kullanılan krom duyarlı kişilerde “ayakkabı dermatitine” sebep olabilir. Bazı kibritler krom içerdiğinden , yanmamış veya henüz yakılmış kibritlere dokunmak, eller veya ellerin dokunduğu vücut bölümlerinde alerjik reaksiyonlara neden olabilir.
  • Amalgam alerjileri: Diş dolgularının en popüler formunda kullanılan civaya karşı gelişen reaksiyon çok enderdir. Amalgam alerjileri tipik olarak özgeçmiş veya soygeçmişinde metal alerjisi olan hastalarda sıklıkla görülmektedir. Bu vakalarda alternatif bir materyal kullanılması gerekmektedir.
  • İmplant alerjileri: Çeşitli implantasyon malzemelerinin (örneğin; cerrahi klempler, koroner stentler, ortopedik implantlar) kendileri veya içerdiği alaşımlardaki metaller duyarlılık ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir.
  • Ortopedik implant alerjisi: İmplant yerleşimi sonrasında, yara yerinde ortaya çıkan inflamasyon, döküntüler, kas ağrısı ve kilo kaybı, infeksiyon ekarte edildiğinde akla metal alerjisini getirmelidir. Sorunlu implantın allerjenik olmayan diğer implant ile değiştirilmesi gerekmektedir. Örnek olarak, gelişimsel (skolyoz, kunduracı göğsü gibi) veya travmatik kemik bozukluklarında onarım için kullanılan paslanmaz çelik protezler üstteki deride alerjik ve egzematöz reaksiyonlara neden olabilmektedir. Bu durumda yeni bir operasyon ile çelik yerine titanyum içeren barlar kullanılabilir. Yine kobalt kalça protezi sonrası gelişen reaksiyonlar; bu protezin çıkartılıp, yerine titanyum protez yerleştirilmesini gerektirmektedir.
  • Koroner stentlere karşı gelişen alerji: Koroner stent takılan hastalarda yapılan araştırmalar, yama testlerinde nikel ve molibden ile alerji tespit edilen hastalarda koroner stent içi tıkanıklıkların duyarlı olmayanlara göre belirgin olarak daha sık olduğu göstermiştir .Sonuç olarak, tanı konulduktan sonra hastalar, herhangi bir nedenle başvurdukları her doktoru metal alerjileri ile ilgili olarak bilgilendirmelidirler. Bir operasyon düşünüldüğünde kullanılacak materyalin titanyum olması, eğer başka bir metal kullanılacaksa bu metal ile deri yama testlerinin yapılması gerekmektedir.

Günlük hayatımızda kullandığımız çoğu madde metal alerjisi olan hastalarda reaksiyonları tetiklemektedir. Aşağıda bu metal ürünlerle ilgili bir tablo oluşturulmuştur.

Kişisel Eşyalar

Ev ve İşyeri Araçları

Diğerleri

Deodorantlar

Yapay çiçekler

Yanık kremleri

Kemerler

Piller

Küller

Sigara

Fincanlar

Çamaşır suyu

Çakmaklar

Kesme araçları

Karpit

Elbise askıları

Deterjanlar

Çimento

Dental protezler

Kapı kolu

Zincirler

Küpeler

Kapılar

Balçık

Kirpik kıvırma

Sinekkağıdı

Bozuk para

Gözlük

Mutfak kapları

Serinletici yağlar

Saç boyaları

Metal sandalyeler

Emaye

Tokalar

Metal süs eşyaları

Cam

El çantaları

Cam pamuğu

Yapıştırıcı

Düğme

Gazete

Manyetik bantlar

Takılar

Ataş

Harç

Anahtar ve anahtarlık

Dolmakalem

Müzik enstrümanı

Ruj kapakları

Printer mürekkebi

Yağlar

Metal düğmeler

Tava

Boyalar

İğneler

Makas

Cilalar

Vidalar

Gümüş eşya

Polyester reçine

Çakı

Damga

Çömlek

Pudra

Yüksük

Lastikler

Traş bıçağı

Tost makinesi

Cerrahi dikişler

Ayakkabı

Araç gereç

Boyalı dövmeler

Göz bandı

TV ekranı

Vitamin B12

Çakmaklar

Süpürge

Kaynak

Nikel ve metallerin diğer isimleri:

Kobalt

Krom

Nikel

Kobalt diklorit- heksahidrat

Kromat

Nikolit

Kobalt (II) klorit- heksahidrat

Krom

Nikolyum sülfürikum

Kobalt mavisi

Krom tuzu

Kobaltöz klorit- heksahidrat

Potasyum dikromat

Krom sülfat

Kromit

Metal alerjileri belirti ve bulguları


Metal alerji semptomları metale maruziyetten ortalama 6-24 saat içinde ortaya çıkmaktadır. Deri reaksiyonları genellikle metalin direkt temas ettiği bölge ile sınırlıdır. Ancak allerjenin parmak uçları ile yüz, gözkapağı veya mahrem bölgeler gibi vücudun diğer yerlerine taşınmasının bir sonucu olarak yayılma da gösterebilir. Metal alerjilerinde tipik olarak görülen semptomlar:

  • Kızarık, kaşıntılı, şiş bir deri
  • İçi su toplamış kabarıklıklar
  • Kabuklanma veya haşlanmış deri görünümü
  • Deri renginde koyulaşma, kuru deri

Metal alerjilerine ilişkin şikayetler maruziyet kesildikten sonra kaybolmaya başlar.

Metal alerjilerinde Tanısal Yöntemler

Teşhis için ilk yapılması gereken hastaya tam anlamıyla bir fizik muayene yapılmasıdır. Bununla birlikte hastanın tıbbi geçmişi ve hastalık belirtilerin bir listesi de önem arz etmektedir.

Metal alerjisinin tanısında çoğu uzman deri yama testlerini kullanmaktadır. Bu testte alerjiye neden olabilecek olası maddeler 48 saat boyunca özel kaplar içerisinde deri ile temasta bırakılır. Sonra, bu yama deriden sökülür, 30-45 dakika sonra allerjen uygulanan deri bölgesi gelişen reaksiyonlar açısından değerlendirilir. Normalde test alanında herhangi bir reaksiyonun izlenmemesi beklenir. 48 ve 72 saat sonrasında test sonucu pozitif ise o deri alanında kızarıklık, şişme, su toplama gibi döküntüler gelişir. Test sonucunda allerjen olarak tespit edilen maddeler pozitiflik derecesine göre rapor edilir. Ve hastaya, maddeler hakkında bilgi verilir. Deri testlerinde nikel ve kobalt alerjisini birbirinden ayırmak zor olabilir. Bu iki metal beraber bileşim, alaşım veya birbirinin tuzları halinde bulunabilir, ve bunları birbirlerinden ayırmak gerçekten de çok pahalıdır. Her metale özgün solüsyonların elde edilmesinin zor olduğu durumlarda hastanın öyküsü ayırıcı tanıda önemlidir.

Metal alerjilerinin tedavisi ve korunma önlemleri

Metal alerjisinin bilinen kesin bir tedavisi yoktur. Ancak belirtiler fark edildiğinde; ilk yapılması gereken, allerjenin vücuda temas ettiği yerden uzaklaştırılmasıdır. Alerjiye neden olabilecek benzeri etkenlerden de uzak durulması sonraki reaksiyonların engellenebilmesinde faydalı olacaktır.

Döküntüler sorumlu metal allerjenin deri ile teması kesilmesinden itibaren kendiliğinden kaybolmaya başlar. Ancak kesin tanı ve tedavi açısından mutlaka bir uzman görüşü alınmalıdır. Bazı vakalarda hekim gerek döküntü gerekse kaşıntıyı azaltmaya yönelik kortizonlu krem reçete edebilmektedir. Ancak reaksiyon bazı hastalarda tüm vücudu kaplamakta kullanılan lokal kortizonlu tedaviler yeterli olmamaktadır. Bu durumda hekim kısa bir süre iğne veya hap formunda kortizon tedavisi başlayabilmektedir.

Allerjen teması sonrası zarar gören deri iyileşene dek özen gösterilmeli, soyulma ve çatlakları gidermek amacıyla nemlendiriciler kullanılmalıdır. Ayrıca, cildin tırnakla fazlaca kaşınması bakteriyel infeksiyonlara davet çıkarır. Bu gerçekleştiğinde tedavi için antibiyotiklere ihtiyaç duyulur.

Metal alerjilerinde alerji aşıları gibi duyarsızlaştırma tekniklerinin faydası yoktur. Bilinen tek ve en etkin yol şikayetleri ortaya çıkaran allejene maruziyetin engellenmesidir. Fakat, nikel gibi metallerin birçok üründe kullanılması nedeniyle, metal alerjileri için bu önlem, tahminlerin üzerinde zor olabilir. Araştırmalar göstermiştir ki; kişi ne kadar alerjik olursa olsun, geçici veya hafif temaslar genelde reaksiyonlara neden olmamaktadır. Bunun için tedavide temel esas allerjenle düzenli ve devamlı temasın engellenmesi olmalıdır.

Şikayetlerin azaltılmasında izlenecek yollar aşağıda sıralanmıştır:

  • Nikel-içermeyen, hipoallerjenik takı veya eşyaların giyilmesi gerekir. Hipoallerjenik materyal arasında kullanılanları; paslanmaz çelik, niobiyum , titanyum veya altındır
    • Paslanmaz çelik küpe broş ve düğmelerde kullanılmaktadır. Bu alaşım fabrikasyon ile üretilen ürünlerde kullanılsa da el yapımı ürünlerde kullanımı zor ve zahmetlidir. Ayrıca gerçek paslanmaz çelik bulmanın pahası da buna eklenmektedir. Bazı fason eşya üreten firmalar paslanmaz çelik ibaresini nikel içeren ürünler için de kullanmaktadır.
    • Niobiyum sanatçılar tarafından kullanılan, parlak renklerle boyanabilen bir alaşımdır. Fakat, lehim yapılamaz. Perçinler, kaplama, cıvata ile soğuk yapıştırma teknikleri kullanılmalıdır.
    • Titanyum çok hipoallerjenik bir o kadar da pahalıdır. İşlemesi zor bir metaldir
    • Altın içerdiği alaşımlara göre çeşitlilik gösterir. Bildiğimiz altın nikel, kırmızı altın bakır ve beyaz altın gümüş içermektedir. Altın pahalı olmasının yanında alerjik hastalarda ancak yüksek karatlardaki formları koruma sağlayabilmektedir.
  • Allerjen temasının engellenmesinde hem evde hem de işyerinde koruyucu ekipman giyilmelidir. Fakat, bu nedenle yüzde yüz su geçirmeyen eldivenlerin kullanımı, nemin allerjen geçirgenliğini arttırması nedeniyle sakıncalıdır. Kullanılan eldivenler lateks içerdiğinden kişilerde lateks duyarlılığı da sorgulanmış olmalıdır.
  • Metal eşyalar yerine, tahta, plastik, kağıt veya kumaşların kullanılması, eşya kendisi metal olsa da deri ile temas eden kısmın mesela sapının metal olmaması sağlanmalıdır. Bu da mümkün değilse anahtar toka gibi metal eşyalar tırnak cilası ile boyanmalı veya üzerleri bantla örtülmelidir.
  • “Ayakkabı dermatiti” olan ve ayakları fazlaca terleyen kişilerin gün boyu giydikleri ayakkabı ve çorapları sıkça değiştirmeleri gerekmektedir.
  • Alınacak tüm ürünlerin içerikleri metal alerji potansiyelleri açısından kontrol edilmelidir. Reaksiyona neden olabilecek allerjen içeren ürünler alınmamalıdır.

Özetle;

Alerjik kontakt dermatitler arasında en sık görüleni metal alerjileridir. Normalde zararsız olan nikel, kobalt ve krom; reaksiyonları sıkça tetikleyen metallerdir. Belirtiler deride döküntü ile başlayıp, kabarıklık, çatlaklar, soyulmalar ve renk değişiklikleri ile sonlanır.

İnsanlar en çok nikel içeren takılarla duyarlaşmaktadırlar. Bu problem kulak deldirmenin popüler ve yaygın olması nedeniyle gittikçe daha da kötüleşmektedir. Metal alerjilerine neden olan diğer etkenler toprak ve sudan çimento ve ayakkabı derisine kadar her şey ile olabilir.

Metal alerjisi; allerjenlerin deriye uygulandığı bir deri yama testi ile teşhis edilebilir. Tanı konduğunda, hastalar şikayetlere neden olabilecek bu tür metallerden uzak durmalıdırlar.

Doç. Dr. Bülent BOZKURT

01.12.201


Bu yazı Lokman Hekim Hastaneler Grubu tarafından yazıldı ve 2673 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler