KOAH nedir ve KOAH da FizyoterapiLokman Hekim Hastaneler Grubu Oluşturuldu: 2017-01-12 07:12:39
Görüntü Sayısı: 1794

KOAH nedir ve KOAH da Fizyoterapi

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı(KOAH), tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına karşın, kamuoyu tarafından yeterince bilinmeyen bir hastalıktır. Son 200 yıldır nüfusun giderek yaşlanması ve geleneksel risk faktörlerinin(yetersiz beslenme, kirli su, hijyenik olmayan koşullar, ev içi kirlilik vb.) giderek azalması, fakat yeni risk faktörlerinin(tütün, fiziksel inaktivite, obezite, mesleki maruziyetler, hava kirliliği vb.) ortaya çıkması hastalık kalıplarının da değişmesine neden olmuştur.

KOAH nedir ve KOAH da Fizyoterapi

Günümüzde en büyük ölüm ve sakatlık nedeni kronik hastalıklar olurken, enfeksiyon hastalıkları daha alt sıralarda kalmıştır. Bugün tüm dünyada ölümlerin %66’ sı kronik hastalıklar nedeniyle gerçekleşmektedir. Kalp-damar hastalıkları, kanserler, kronik solunum hastalıkları ve diyabet tüm kronik hastalıkların %80’ini oluşturmaktadır. Türkiye’de en sık görülen 3. ölüm nedeni kronik solunum sistemi hastalıklarıdır. 2012 yılında gerçekleşen toplam 320.967 ölümden 31.026’sı solunum sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşmiştir ve bu ölümlerin 19.087’si KOAH nedeniyledir.

KOAH; zararlı gaz ve partiküllere karşı havayolları ve akciğerin artmış kronik inflamatuvar yanıtı ile ilişkili ve genellikle ilerleyici özellikteki kalıcı hava akımı kısıtlanması ile karakterize, yaygın önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Hastalığın en sık görülen semptomları nefes darlığı, kronik öksürük ve kronik balgam çıkarmadır. Hastalığın tanısı ve takibinde spirometri testi ile solunum fonksiyonlarının ölçümü yapılır.

KOAH’da kişinin sosyoekonomik durumunun iyileştirilmesi ve risk faktörlerinin azaltılması, tedavide kullanılan ilaçlar kadar büyük öneme sahiptir

KOAH da Risk Faktörleri nelerdir?

  • Genetik faktörler
  • Akciğerlerin büyüme ve gelişmesinde sorunlar
  • Tütün dumanı
  • Cinsiyet
  • Organik ve inorganik mesleki toz ve kimyasallar
  • Yaş
  • Solunum yolu enfeksiyonları
  • Ev içi hava kirliliği
  • Dış ortam hava kirliliği
  • Sosyoekonomik düzey
  • Astım/kronik bronşit/bronşiyal hiperaktivite

Sigara içiminin bırakılması, KOAH da hastalığın oluşumunu ve ilerlemesini durduran tek girişimdir. KOAH’lı olgularda sigaranın bırakılması solunum fonksiyonlarındaki bozulmayı ve hastalığın semptomlarını azaltmaktadır.

KOAH sistemik etkilere de sahip bir hastalıktır. KOAH da başlıca kas-iskelet sistemi(örneğin;kas disfonksiyonu ve osteoporoz), kardiyovasküler sistem(örneğin; ateroskleroz), endokrin ve sinir sistemi sigaradan bağımsız olarak etkilenmektedir. KOAH yalnız akciğer hastalığı olarak değil, sistemik etkilerle birlikte seyreden bir hastalık olarak ele alındığında sadece önlenebilir değil; aynı zamanda tedavi edilebilir bir hastalıktır.

KOAH’ın küresel bir sağlık sorunu olması ve giderek artan ekonomik ve sosyal sıkıntılara neden olması üzerine özellikle son yıllarda tıbbi ve bilimsel çevrelerin hastalığa olan ilgisinin artması ve konu ile ilgili araştırmalar ile KOAH’ın tedavisinde önemli gelişmeler sağlanmıştır. Artık hastalığa daha iyimser yaklaşılmaktadır. KOAH da önemli bir sorunda hastaların sağlık kuruluşuna geç başvurmalarıdır. Bu nedenle hastaların %60-85’i halen tanı almamış durumdadır. Tanı almamış bu hasta grubu genellikle hafif-orta şiddette KOAH hastalarıdır.

KOAH alevlenmesi, hastanın solunum yolu semptomlarında artış ve ilaç değişikliğine yol açan bir kötüleşme ile karakterize akut olay tanımlanmıştır. Alevlenmeler hem lokal olarak akciğerlerde, hemde sistemik olarak birçok organda, özellikle kardiyovasküler sistemde olumsuz etkiler yaratır. Hastalık ilerlediğinde alevlenmelerin sıklığı ve şiddeti artmaktadır. KOAH’ lı hastanın optimum düzeyde bakımının sağlanabilmesi için, alevlenmelerin önlenmesi ve tedavinin düzenlenmesi kritik öneme sahiptir. KOAH alevlenmelerini önlemede hasta eğitimi, sağlıklı yaşam ve yaşam kalitesi için gerekli koşulların sağlanması önemlidir. Hastanın risk faktörlerinden(özellikle tütün dumanı, iç ve dış ortam kirliliği)uzaklaşması, hastaneden çıktıktan sonra erken evrede fiziksel aktivitelerine devam etmesi gerekmektedir. Hastada önemli boyutlarda kalıcı engellilik varsa, bakımın esas olarak kimler tarafından yürütüleceği belirlenmelidir. Uygun aşılarının yapılması, inhaler tekniği de dahil olmak üzere mevcut tedaviler konusunda bilgi ve beceri sağlanması gerekmektedir.

HDPUcb.jpg

Etkili bir KOAH tedavisinde başlıca hedefler hastanın semptomlarının ve gelecekteki risklerinin azaltılmasıdır. Uygun bir ilaç tedavisi, KOAH’la ilgili semptomları, alevlenme sıklığı ve şiddetini azaltır, sağlık durumu ve egzersiz toleransını iyileştirir.

KOAH’lı olgularda nefes darlığı nedeniyle sedanter yaşam tercih edilmekte, bu da fiziksel inaktiviteye neden olmaktadır. Düşük fiziksel aktivite, KOAH’lı olgularda; solunum fonksiyonlarından bağımsız olarak, alevlenmeler, hastaneye tekrar yatışlar ve ölümlerdeki artış ile ilişkilidir.

KOAH saptanan her hastaya düzenli günlük fiziksel aktivite önersinde bulunulmalıdır. Bunun için de öncelikle hastalarda günlük fiziksel aktivite düzeyinin saptanması çok önemlidir.

Tedavide bir diğer önemli nokta ise pulmoner rehabilitasyondur. Pulmoner rehabilitasyon(PR); kronik solunum hastalarının fiziksel, emosyonel durumlarını düzeltmeyi ve sağlığı geliştirici kalıcı davranışları sağlamayı hedefleyen, hasta değerlendirmesini takiben her hasta için özel olarak belirlenen egzersiz eğitimi, eğitim ve davranış değişikliği geliştirme gibi yaklaşımları içeren, kapsamlı bir uygulama’ olarak tanımlanmaktadır.

Pulmoner Rehabilitasyonun temel amaçları;

*Semptomları azaltmak,

*Fonksiyonel ve emosyonel durumu optimize ederek günlük yaşama katılımı ve yaşam kalitesini arttırmak,

*Hastalığın sistemik etkilerini geri döndürerek ya da stabilize ederek sağlıkla ilişkili harcamaları azaltmak,

*Uzun dönem sağlıkla ilişkili davranış değişikliğini sağlayabilmektir.

Pulmoner rehabilitasyon, alevlenme sayılarını hastaneye başvuruları azaltmakla, mortalitenin azaltılmasına katkıda bulunmaktadır. Mevcut pulmoner rehabilitasyon programları, otomatik olarak günlük fiziksel aktiviteyi artırmamaktadır. Bu programların yeniden biçimlendirilmesine gereksinim bulunmaktadır. Pulmoner rehabilitasyonda hastaların elde ettiği kazanımlar, bu uygulamanın bitimine takiben 6-12 ay içerisinde azalmakta ve kaybolmaktadır.

Yeni güncellemede, Pulmoner Rehabilitasyon kişiye özel geliştirilmiş interdisipliner ekip tarafından uygulanması vurgulanmaktadır.

Interdisipliner Pulmoner Rehabilitasyon Uygulama Ekibinde görev alan kişiler;

*Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı

*Fizyoterapist

*Göğüs Hastalıkları Uzmanı

*Hemşire

*Diyetisyen/beslenme uzmanı

*Egzersiz Fizyoloğu

KOAH’lı olgularda zaman içerisinde akciğer fonksiyonları yanında egzersiz kapasitesi, yaşam kalitesi, günlük yaşam aktiviteleri bozulmaktadır. Ayrıca KOAH’ın neden olduğu sınırlılıklar ilerleyen dönemlerde sosyal izolasyon, bağımsızlık kaybı, anksiyete ve depresyon gibi çeşitli sonuçlara neden olabilir. KOAH’da akciğer fonksiyonlarını geliştiren farmakolojik tedavilerin egzersiz kapasitesi, yaşam kalitesi ve günlük yaşam aktiviteleri üzerine etkileri sınırlı olduğundan bu alanlardaki bozulmalar ancak PR ile düzeltilebilir. Bir fizyoterapist pulmoner hastalıklarından dolayı oluşacak fiziksel bozukluk, koruyucu klinik bilgi ve gerekli tedaviyi planlayıp uygulamada, değerlendirmede gerekli pratiğe ve beceriye sahip olmalıdır.

Uzun süreli izlemde iyi planlama ve organizasyon için; Hastanın hastalığı ile ilgili semptomları ortadan kaldıran ya da azaltan gerekli tedavisiyle birlikte fizyoterapinin uygulanması ve hastaya fizyoterapi ile ilgili ev programının iyi bir şekilde öğretilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda hastanın fiziksel iş kapasitesini artırmak için uygulanan egzersiz ve eğitim programlarının planlanması önemlidir. Hastanın semptom ve gereksinimleri göz önüne alınarak uygun bir göğüs fizyoterapisi programı çizilir. Yapılan işlem hem tedavi edici hem de koruyucu olmalıdır.

Uygulanabilecek yöntemler:

  • Gevşeme eğitimi
  • Aerobik(Endurans) egzersiz eğitimi
  • Güçlendirme egzersiz eğitimi
  • Solunum kas eğitimi
  • Temel solunum egzersizleri
  • Öksürme
  • Bronşial drenaj teknikleri
  • Destekleme ve pozisyon verme olmalıdır.

Doğru tanı, tedavi, emosyonel destek, eğitim hastalığın kötü ilerleyişini stabilize eder veya tersine çevirir ve hastayı, hastalığın ve yaşam koşullarının izin verdiği maksimum sınır dahilinde, mümkün olan en yüksek fonksiyonel kapasite düzeyine getirir.


Bu yazı Lokman Hekim Hastaneler Grubu tarafından yazıldı ve 1794 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler