Böbrek Kanseri Vakası Her Yıl ArtıyorLokman Hekim Hastaneler Grubu Oluşturuldu: 2017-01-10 11:19:19
Görüntü Sayısı: 1639

Böbrek Kanseri Vakası Her Yıl Artıyor

Böbrek kanseri dünya genelinde en sık görülen 13. kanser tipidir. Her yıl dünyada 190 bin kişide böbrek kanseri saptanmaktadır. Son 30 yılda dünyada böbrek tümörü görülme sıklığı her yıl bir önceki yıla göre yüzde 3 oranında artmıştır. Görüntüleme yöntemlerindeki hızlı gelişme ve kullanım alanlarının yaygınlaşması nedeniyle her yıl böbrek kanseri sıklığında artış saptandığı düşünülmektedir.

Böbrek Kanseri Vakası Her Yıl Artıyor

Böbrek kanserleri, ürolojik kanserler içinde en sık görülen 3. kanserdir ve tüm kanserlerin yüzde 4’ünü oluşturmaktadır. Böbrek kanserleri erkeklerde daha sık görülmektedir. Sıklıkla 50-70 yaş aralığında rastlanmaktadır. Böbrek kitleleri belirti ve bulguları pek belirgin olmayan kitleler olup, sıklıkla tesadüfen tanı konmaktadır. Son yıllarda ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme tekniklerinin daha yaygın kullanılmasıyla tesadüfen saptanan böbrek kitleleri önceki yıllara göre daha küçük büyüklükteyken tespit edilmektedir. Günümüzde 4 cm’den küçük, kontrast tutulumu olan (damardan ilaç verilerek çekim yapılması durumunda bu ilacın tümör tarafından tutulması) bu böbrek kitleleri “küçük böbrek kitlesi” şeklinde tanımlamaktadır. Vakaların yarıdan fazlası başka hastalık veya şikayetler için yapılan görüntülemeler esnasında saptanmaktadır. Genellikle ilk kullanılan görüntüleme yöntemi ultrasonografidir. Saptanma oranlarındaki en fazla artış küçük böbrek kitlelerinde görülmüş olup, böbrek tümörlerinin tanı anındaki ortalama boyutu yaklaşık olarak 3,6 cm tespit edilmiştir. Cerrahi olarak çıkarılan tüm böbrek kanserlerinin yaklaşık yüzde 40’ını küçük böbrek kitleleri oluşturmaktadır.

Böbrek Tümörlerinde Başlıca Risk Faktörleri

1. Sigara kullanımı

2. Obezite

3. Fiziksel aktivitenin az olması

4. Kırmızı etten zengin beslenme

5. Hipertansiyon ve tansiyon ilaçları

6. Diyaliz ve polikistik böbrek hastalığı

7. Genetik hastalıkların bazıları

Böbrek tümörlerinin klasik başvuru şekli olarak tariflenen üçlü; hematüri (idrardan kan gelmesi), elle muayene ile saptanabilir karın içi kitle, yan ağrısı (böğür ağrısı) böbrek kanserli hastaların yüzde 5’inde ancak tespit edilebilmektedir.
Küçük böbrek kitleleri tanısı için kullanılan görüntüleme yöntemleri:

1. Ultrasonografi

2. Bilgisayarlı tomografi

Küçük böbrek kitlelerinin değerlendirilmesinde standart görüntüleme yöntemidir. Kontrastlı (damardan ilaç verilerek çekim yapılması) incelemeler ile küçük böbrek kitlelerinin damarlanmasının gösterilmesi tanıda esastır.

3. Manyetik rezonans

MR inceleme kontrast madde kullanılmadan damar yapılarını ve olası tümör pıhtılarını gösterme yeteneğine sahiptir.
Manyetik rezonans ve bilgisayarlı tomografinin avantaj ve dezavantajları

• Spiral BT böbrek kitlelerinin değerlendirilmesinde kritik görüntüleme yöntemidir.

• Bu tekniğin en önemli dezavantajı hastanın maruz kaldığı radyasyondur. Tomografinin avantajları ise tetkikin kısa sürede yapılabilmesi, ucuzluğu ve yaygın şekilde bulunabilir olmasıdır.

• Çok kesitli tomografi ile manyetik rezonansta olduğu gibi multiplan çekim yapılabilmektedir.

• Böbrek kitlesindeki kalsifikasyon (kireçlenme) sadece tomografi ile gösterilebilmektedir.

• Allerji veya böbrek yetmezliği gibi iyotlu maddelerin (kontrast madde) kullanılamayacağı durumlarda manyetik rezonans tercih edilmektedir.

• Manyetik rezonans böbrek kitlesi çevresindeki damarsal yapıları kontrast madde olmadan da gösterebilmektedir.

• Manyetik rezonans radyasyon içermemektedir. Bu nedenle gebe hastalarda da tercih edilen görüntüleme yöntemidir.

• Manyetik rezonans, bilgisayarlı tomografiye göre daha pahalı bir tetkiktir.

Böbrek Kanseri Vakası Her Yıl Artıyor

YÜZDE 20’Sİ İYİ HUYLU

Kontrast tutan (damardan ilaç verilerek çekim yapılmasıdurumunda bu ilacın tümör tarafından tutulması) böbrek kitlelerinin çoğu kötü huylu olmakla birlikte onkostom ve anjiyomiyolipom gibi iyi huylu tümörler de kontrast tutabilir. Görüntüleme yöntemleriyle tespit edilen küçük böbrek kitlelerinin yaklaşık yüzde 20’si iyi huyludur. Bu nedenle böbrek kitlelerinden biyopsi almak popüler olmaya başlamıştır. Böbrek kitlelerine yapılan biyopsilerin patoloji sonuçlarının neredeyse tamamı ameliyat sonrası çıkarılan kitlenin patoloji sonuçlarıyla aynıdır.

BİYOPSİ

Küçük böbrek kitlelerine biyopsi, ultrasonografi, tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme eşliğinde yapılabilmektedir. Böbrek kitle biyopsileri sonrası yanlış pozitif veya negatif sonuçlar alınabilir. Bu sonuçlar böbrekteki kitlenin büyüklüğüne, içeriğine, yapısına, biyopsi alım tekniğine ve biyopsi alan merkeze göre değişebilmektedir. Böbrek kitle biyopsisi sonrası en korkulan komplikasyon (istenmeyen durum) biyopsi iğnesinin geçtiği hat boyunca tümörün ekilmesidir. Günümüzde kullanılan biyopsi iğnelerindeki ve uygulama tekniklerindeki gelişmeler sonucunda bu korkulan komplikasyonların yaşanma olasılığı yüzde 0,01’den azdır. Biyopsi işleminde en sık karşılaşılan komplikasyon kanamadır. Biyopsi yapılan hastaların çoğunluğunda kanamalar kendini sınırlar ve şikayete neden olmazlar.

Böbrek Kanseri Vakası Her Yıl Artıyor

CERRAHİ TEDAVİ

Böbrek kitlesinin büyümesi tek başına ileride tümörün ne şekilde seyir göstereceği konusunda yeterli bilgiyi vermez. Saptanan kitlenin ebatları tanı ve tedavi yaklaşımı açısından karar vermede yeterli olmaz. Küçük böbrek kitleleri ölçülemeyecek kadar düşük hızda büyürler. Küçük böbrek kitlelerinin üçte biri görüntüleme teknikleriyle tespit edilecek kadar büyüme göstermezler. Büyüyenlerde ise ortalama yıllık büyüme hızı 0,28 cm’dir. Böbrek tümörlerinin temel tedavisi cerrahidir. Cerrahi tedavi böbreğin tümünün veya bir kısmı ile birlikte tümörün çıkarılması esasına dayanır. Doksanlı yıllara kadar büyüklüğü ne olursa olsun böbrekte kitle saptandığında ‘radikal nefrektomi’ denen böbreğin tamamı ile böbreküstü bezinin alındığı ameliyat tekniği kullanılmaktaydı. Sonradan böbreğin bir kısmının tümörle birlikte çıkarılmasının yeterli olabileceği görüldü. Küçük böbrek kitlelerinin tedavisinde merkezlere göre farklılıklar mevcut olmakla birlikte günümüzde yaygın kabül gören tedavi “nefron koruyucu cerrahi” veya “parsiyel nefrektomi”dir (böbreğin tamamının değil, böbrekteki kitlenin çıkartılması). Bu teknikler dışında küçük böbrek kitlelerine kriyoablasyon, radyofrekans ablasyon uygulamalarının yapılabileceği gösterildi. Bu tekniklerle küçük böbrek tümörlerine müdahale sonrası yüzde 10’lara varan nüks (tekrar etme) oranları bildirilmiştir. Bahsedilen son iki teknik dünyada yaygın olarak kullanılmamaktadır. Bahsedilen son iki tedavi yöntemi dünya çapında yeterli hasta sayısında uygulandıktan sonra yeterince faydalı olduklarından bahsetmek mümkün olacaktır.

Op.Dr. Metin TAŞ

14 Ocak 201


Bu yazı Lokman Hekim Hastaneler Grubu tarafından yazıldı ve 1639 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler