Prematüre Bebeğiniz İle İlgili Bilmek İstediklerinizLokman Hekim Hastaneler Grubu Oluşturuldu: 2017-01-09 13:01:41
Görüntü Sayısı: 21370

Prematüre Bebeğiniz İle İlgili Bilmek İstedikleriniz

Tüm anne babalar gibi siz de kendi hayatınızın bir parçası olacak olan bebeğinizi aylarca hayal edip durdunuz. Çocuğunuzun giysilerini özenle hazırladınız, belki yatağı ve odasını bile düzenlediniz. Ancak bebeğiniz beklenen vakitten önce yani prematüre olarak dünyaya geldi! Bütün plan ve hazırlıklarınızda değişiklikler yapmaya hazır olun.

Prematüre Bebeğiniz İle İlgili Bilmek İstedikleriniz

Bu kitapçık, sizin prematüreliği daha iyi anlamanız, bebeğinizin ihtiyaçlarının neler olduğunu ve yapılan işlemlerin anlamını daha iyi kavramanız için hazırlanmıştır. Bebeğinizin durumu ve problemleri hakkındaki en doğru bilgileri muhakkak ki bebeğin tedavi ve bakımından sorumlu olan sağlık personeli verecektir. Bu kitap sadece bir yardımcıdır. Bebeğinizle ilgili her konuda doktorunuza soru sormaya lütfen çekinmeyiniz.

YENİDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ

Erken doğan bebeklerin özel bir bakıma ihtiyacı olduğu için sizin bebeğiniz de yoğun bakım ünitesinde gözlem altına alınmıştır. Bu ünitede bebeğinizin bütün sağlık sorunları çözümlenmeye çalışılacak ve sağlıklı büyüme ve gelişmesi sağlanacaktır. Burada özel olarak yetiştirilmiş doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık personeli bulunmaktadır.

Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde en son teknolojiyi kullanan, özel cihazlar vardır. Böylece bebeğinizin tüm vücut fonksiyonları izlendiği gibi, çevre ısısı, nemi ayarlanmakta, gerektiğinde solunuma destek sağlamaktadır.

PREMATÜRELİK NEDİR?

İnsanda gebelik, son görülen âdetin 1. gününden itibaren başlar ve normal olarak 40 hafta (280 gün) sürer. Eğer bebek, 37 haftasını doldurmadan doğacak olursa prematüre olarak kabul edilir. Prematüre bebekler, yalnızca diğer bebeklere göre küçük değillerdir. İç organları tam olarak oluşmuş olmasına rağmen henüz yeteri kadar olgunlaşmamıştır. Örneğin, akciğerleri, böbrekleri ve beyni dış hayata uyum sağlayacak kadar olgunlaşmış değildir.

Annenin sağladığı destek ortadan kalktığından, prematüre bebek birçok sorunla karşı karşıya kalabilir. Bu sorunların cinsi ve ağırlığına göre bebeğe gerekli olan tedavi şekilleri, yoğun bakım veya özel bakım gerekip gerekmediği ve bebeğin hastanede kalış süresi değişir.

BEBEKLER NİÇİN PREMATÜRE DOĞARLAR?

Prematürelik tüm ülkelerde, tüm ırklarda ve tüm sosyoekonomik gruplarda görülebilen bir durumdur ve çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bazı hallerde prematüreliğin nedeni bellidir. Örneğin ikiz ve üçüz bebek bekleniyorsa prematürelik riski de fazladır. İki veya daha fazla bebek, gebelik ilerledikçe anne karnına sığamayacağı için muhtemelen 40 haftayı beklemeden daha erken doğacaktır. Annedeki yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve plasentada meydana gelebilecek bozukluklar da erken doğuma yol açabilen nedenlerdendir.

Ancak prematüre doğumların yaklaşık % 50'sinde belirgin bir neden bulunamaz. Bu konuda çok yoğun bilimsel araştırmalar yapılmasına rağmen doğumun niçin erken başladığı henüz tam olarak bilinmemektedir.

PREMATÜRE BEBEKLERİN ANNE-BABALARI NELER HİSSEDER?

Her insanın beklenmeyen olaylara karşı tepkisi değişiktir. Ancak prematüre bebeklerin anne-babalarında sürekli bir korku hali mevcuttur. Anne-babalar genellikle prematüre doğumdan dolayı kendilerini suçlarlar. Prematüre bir bebeğe sahip olmak bazı sorunları da birlikte getirir. Anne babaların stresi artar, umutlar ve beklentiler en azından kısa vadeli olarak değişir. Bazıları, gerçek irer anne-baba olarak davranamadıkları için kendilerini suçlarlar. Eğer siz de böyle düşünüyorsanız ve kendi kendinizi suçlamaktan vazgeçemiyorsanız doktorunuzla konuşmanız faydalı olacaktır.

Prematüre bebeklerin anneleri, sanki bir organları eksilmiş gibi kendilerinde bir boşluk hissi duyabilirler. Bu his normaldir çünkü büyük bir İhtimalle, anne bebeğini ayrı bir insan olarak düşünmeye fırsat bulamadan bebek doğmuştur. Bebek ayrı bir insan olarak anne karnında hareket etmeye ve tekme atmaya başlamasından sonra daha iyi algılanabilmektedir. Prematüre doğan bebeklerde bu evre olmadığı için annenin bebeği kabullenebilmesi ilk günlerde zor olabilir. Ayrıca annelerde yorgunluk, endişe, öfke, suçluluk, şaşkınlık ve depresyon gibi belirtiler de olabilir. Prematüre bebeklerin anneleri genellikle ailenin diğer bireylerine ve çevresine karşı hassas ve sinirlidirler. Bazı annelerde yeme ve uyku problemleri olabilir.

Prematüre bebeklerin babalarında da bazı sorunlar olabilir. Genellikle babalar prematüre bebeklerini annelerden daha önce görürler. Kendi sıkıntısına ek olarak anneye de bilgi vermek ve onu hazırlamak zorundadırlar. Doğumdan sonraki ilk saatlerde bebeği gören ve başında bekleyen baba, bebeğin yaşayıp yaşamayacağı ve olayların ne şekilde gelişeceği hakkında ciddi şüphelere sahiptir. Bazı durumlarda, bütün aile bireyleri ve annenin yalnızca bebek hakkında konuşmasından dolayı baba kendini yalnız ve terkedilmiş hissedebilir.

Birçok anne-baba, diğer prematüre bebeklerin anne-babalarıyla konuşmanın kendilerini rahatlattığını belirtmişlerdir. Diğer prematüre bebeklerin anne-babalarıyla konuşabilmek için hastane personelinden yardım isteyebilirsiniz. Bebeğinizi sık sık görmeniz endişelerinizin önemli bir bölümünü giderecektir. Bebeğinizin bakımından sorumlu kişileri tanımak ve prematürelik hakkında daha fazla bilgi edinmek de bu konuda faydalı olabilir.

Prematüre bir bebeğin doğumu sizi yeni insanlar, yeni aletler, yeni teknolojiler ve yeni davranış biçimleriyle karşı karşıya getirecektir. Bu yeniliklere alışmak biraz zor olabilir, ancak unutmayınız ki tüm bu faaliyetlerin ana noktası sizin bebeğinizdir ve herkes, her şey sizin bebeğinizin iyiliği için çalışmaktadır. Siz de bebeğinizle ilgili sorular sormaktan çekinmeyiniz.

PREMATÜRE BEBEKLERİN ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

Prematüre bebeklerin en belirgin özelliği küçük olmalarıdır. Zamanında, normal olarak doğan bebekler genellikle 2700 - 3700 gram arasında olmalarına rağmen prematüre bebekler genellikle 2500 gramdan küçüktür. Bebek ne kadar erken doğarsa o kadar küçük olacaktır. Daha önce prematüre bebek görmediyseniz bebeğinizi ilk görüşte oldukça şaşırabilirsiniz. Bütün bebekler doğumdan sonra biraz tartı kaybederler; bu nedenden dolayı birkaç gün sonra bebeğiniz daha da küçük gözükebilir. Diğer yandan, prematüre bebeklerin başları, vücutlarına oranla daha büyüktür. Bu durum normaldir ve bebek büyüdükçe vücutları da büyür ve aradaki farkı kapatarak normal bir çocuk haline gelirler.

Prematüre bebekler, normal doğan bebeklerden daha kısa boyludurlar ancak ince görünümlü olduklarından dolayı sanki uzunmuş gibi görünebilirler. Prematüre bebeklerin cildi ince ve parlaktır; bu yüzden cilt altındaki kan damarları, kaburgalar ve kasları rahatlıkla görülebilir. Bu durum, yağ dokusunun azlığından dolayıdır çünkü normal şartlarda yağ dokusu gebeliğin son aylarında gelişmektedir. Bazen, prematüre bebeklerin karınları, diğer bebeklerinkinden daha şiş ve bombe görülebilir. İlk günlerde prematüre bebeklerin cildinde ince, ipeksi kıllar olabilir. Bu kıllar, bebek normal doğacağı zamana ulaştığı zaman kendiliğinden kaybolacaktır. Prematürelerin tırnakları kısa ve yumuşaktır, kaşları ve saçları olmayabilir. Kulakları yumuşak ve kıvrımlı olduğu için hangi tarafa doğru yatarlarsa kulakları da o tarafa doğru katlanacaktır.

Prematüre bebeklerin sinir sistemi ve kasları yeteri kadar olgunlaşmadığı için hareketleri kontrolsüz ve düzensizdir. Kolları ve bacakları gergin olarak yatabilecekleri gibi hangi pozisyonda yatırırsanız o pozisyonda da kalabilirler. Prematüre bebekler, normal bebeklere oranla çok daha hızlı, karmaşık ve düzensiz hareketler yapabilirler.

Yoğun bakım ünitesine alınan bebeğiniz 24 saat kontrol ve gözlem altındadır. Kuvöz veya üzerinde özel ısıtıcısı olan açık yataklarda yatan prematüre bebeğinizin çıplak olduğu ve yalnızca bezinin bağlı olduğu dikkatinizi çekecektir. Bu şekilde doktorlar ve hemşireler bebeğinizi sürekli gözlem altında tutmakta, deri renginde ve bebeğin durumunda meydana gelebilecek değişiklikleri kolayca tespit edebilmektedirler. Bebeğinizin eline, göğsüne, karnına, bacağına ve ayağına bağlanmış olan çeşitli kablolar yardımıyla bebeğinizin kalp atışları, solunumu ve oksijen durumu sürekli olarak izlenmektedir. Bu kablolar bebeğinize herhangi bir rahatsızlık vermediği gibi monitörler da gereğinde sesli veya ışıklı alarmlar ile bebeğinizdeki değişiklikleri haber verecektir. Gerektiği zaman bebeğinizin topuğundan alınan birkaç damla kan ile bebeğinizin kan şekeri, oksijeni ve diğer parametreler incelenecektir. Bebeğinizin durumu düzeldikçe hemşireler giydirmenizi isteyecektir. Çünkü giyinik sağlıklı prematüreler daha hızlı kilo alırlar.

PREMATÜRE BEBEKLER NELER YAPAR?

Prematüre bir bebek birçok yönden normal bebeklerden farklı şekilde davranır. Bunlardan bazıları şöylece sıralanabilir:

  • Uyku: Prematüre bir bebek günde ortalama 15-22 saat uyur ki bu da normal bir bebeğin uyku süresinden daha fazladır.
  • Ağlama: Prematüre bir bebek nadiren ve zayıf bir sesle ağlar. Bebek büyüyüp olgunlaştıkça ağlamasının şiddeti ve sıklığı artar.
  • Hareket: Prematüre bir bebek vücudunu bir bütün olarak hareket ettirir ve yüksek sese, parlak ışığa veya ani hareketlere karşı normal bebekten daha şiddetli tepki gösterir.
  • Beslenme: Prematüre bebek, normal bir bebek gibi emmeyi aramaz. Zaten başlangıçta emme ve yutma refleksleri de gelişmemiştir. Bu refleksler genellikle 34. haftayı doldurduktan sonra gelişir. Hıçkırık, tüm bebeklerde görülebilir ve prematürelere özel bir rahatsızlık vermez.
  • Yakalama: Prematüre bir bebek herhangi bir nesneyi veya eli yakalayamaz. Bebeğin gelişimsel yaşı 40 haftayı doldurduktan sonra yakalama refleksi kuvvetlenir.

PREMATÜRE BEBEKLERİN ÖZEL SORUNLARI NELERDİR?

Her bebek birbirinden farklıdır ve bütün prematüre bebeklerin sorunları da aynı değildir. Burada prematürenin yol açtığı belli başlı tıbbi sorunlar anlatılacaktır.

  • Vücudun ısıtılması: Prematüre bebekler, çevresel ısı değişikliklerine karşı çok hassastır. Yağ depoları çok az olduğu için vücutlarının ısı kayıpları çok fazladır ve titreme ile de ısı meydana getiremezler. Bu nedenlerden dolayı prematüre bebekler kuvöz içine veya ısıtıcı altına konurlar. Bazen bebeklerin vücut ısıları karınlarının üzerine yapıştırılan bir alıcı aracılığıyla otomatik olarak ayarlanabilir. Böylece bebeğin çevre ısısı, istenilen derecede sabit tutulur. Bebeklerin ısı kaybını daha da azaltmak İçin üzerlerine örtüler konabilir.
  • Solunum: Prematüre bebekler, tüm bebekler gibi burunlarından nefes alıp verirler. Ancak prematüre bebekler, normal bebeklere oranla çok daha hızlı solurlar. Yeteri kadar olgunlaşmadıkları için de her zaman düzenli nefes alıp vermezler. Bazen solunumları tamamen durabilir. Böyle bir durumda, bebeğe bağlı olan monitörler alarm işareti verirler ve bebeğe bakan hemşire veya doktorlar da bebeği çeşitli şekillerde uyararak solunumun tekrar başlamasını sağlarlar.

Bazı prematüre bebeklerin akciğerleri görünüm olarak tamamen oluşmuş olsa bile akciğerlerin genişlemesini sağlayan özel bir madde eksik olabilir. Böyle bir eksiklik durumunda bebeğin akciğerlerine giren hava miktarı azalır ve bebeklere İlave oksijen verilmesi veya akciğerlerin açılmasına yardım edilmesi gerekebilir. Solunum Sıkıntısı Sendromu denen bu durumda bebeklerin oksijen ihtiyaçları artar. Bunun için, plastik bir hortum vasıtasıyla kuvöz içine veya bebeğin baş kısmına konan plastik bir kutu içine oksijen verilir. Solunum sıkıntısı olan bazı bebeklerin akciğerlerinin açılmasına yardımcı olmak gerekir. Bunun için kullanılan bir yöntem, bebeğin burnundan takılan küçük bir tüp vasıtasıyla sürekli basınçlı hava vermektir (CPAP yöntemi). Bu amaç için özel aletler kullanılır. Durumu daha ağır olan bebeklerde, doğrudan hava borusu içine takılan bir tüp aracılığıyla bebek suni solunum aletine bağlanır ve akciğerler açılıp bebek rahat nefes alıp vermeye başlayıncaya kadar bu alete bağlı kalır.

Son zamanlarda, akciğerlerin genişlemesini sağlayan ve prematüre bebeklerde eksik olan sur faktan denen özel madde sentetik olarak yapılmıştır. Solunum sıkıntısı olan bebeklere bu maddenin verilmesi ile bebekler çok daha hızlı bir şekilde düzelmektedir. Yurdumuzda da bu madde kendi ünitemizde ve belirli merkezlerde kullanılmaktadır.

  • Beslenme: Bebekler, durumları ve ihtiyaçlarına göre çeşitli şekillerde beslenirler. Küçük ve hasta bir bebek hayatının ilk günlerinde ağızdan beslenmeye tahammül edemez ve bu yüzden serumla beslenmesi gerekir. Bebeğin elinden, ayağından veya kafasından takılan serum vasıtasıyla İhtiyacı olan maddeler bebeğe verilir. Bebeğin göbek damarları yoluyla da bu serumlar verilebilir.Bebeğin durumu iyileştikçe, burundan veya ağızdan takılıp mideye kadar uzatılan bir tüp aracılığıyla beslenmeye başlanır. Prematüre bebeklere bu tüple anne sütü veya özel prematüre maması bir kaç saatlik aralıklarla verilir. Prematüre bebeklerin mide kapasiteleri küçük olduğundan sık sık beslenmeleri gerekir ve bunun için de takılmış olan tüp bir süre yerinde bırakılabilir. Bebek büyüyüp kilo aldıkça ve refleksleri geliştikçe serumla veya tüple beslenmesi kesilir ve doğrudan anne memesini tutar. Bu amaçla yumuşak uçlu bir biberon da denenebilir. Prematüre bebekler anne göğsünü tutmasalar bile anne sütüyle beslenebilirler. Bunun için anneler, doğumdan itibaren göğüslerindeki sütü pompa yardımıyla sağarak sütün devamlılığını sağlamalıdırlar. Sütün sağılması, saklanması ve nakli için bebeğinizle ilgilenen doktor veya hemşireye danışabilirsiniz. Son yıllarda prematüre bebeklerin daha hızlı kilo almalarını sağlamak amacıyla anne sütüne katılan özel tozlar (Eoprotin toz) geliştirildi. Ünitemizde de kullanılan bu tozun temin edilmesini sağlayarak bebeğinizin daha hızlı tartı alımını sağlayabilirsiniz.
  • Kalp problemleri: Doğumdan önce bebeğin kalbi kanın çoğunu plasentaya doğru pompalayarak oksijen sağlamaya ve karbondioksiti atmaya çalışır. Bebeğin akciğerlerine giden kan miktarı çok azdır. Kanın çoğu, "ductus arteriosus" denen bir kanal vasıtasıyla akciğerlere uğramadan plasentaya gider. Doğumdan sonra dolaşım değişir ve kan, oksijen sağlanması ve karbondioksitin atılması için akciğerlere doğru pompalanmaya başlanır. Miadında doğan bir bebekte bu kanal 24 saat içinde kapanır. Prematürelerde bu kanalın kapanması daha uzun bir süre alır. Bazı hallerde bu kanal açık kalır. Bu durumda bebeğe oksijen veya ilaç tedavisi yapılabildiği gibi bazen cerrahi müdahale de gerekebilmektedir.
  • Beyin problemleri: Prematüre bebeğin doğumdan sonraki 3-10. günleri arasında sık rastlanan sorunlardan birisidir. Bebeğin diğer sistemleri gibi beyin damarları da yeteri kadar olgunlaşmadan doğduğu için, bu dönem içinde bebekte beyin kanamaları görülebilmektedir. Böyle bir durumdan şüphelenildiği takdirde, bebeğinize beyin ultrasonografisi yapılarak kesin tanı konulacak ve bebeğin durumu ve geleceği ile ilgili bilgiler size iletilecektir.
  • Sarılık: Sarılık olan bebeklerin gözleri ve ciltleri sarıdır. Sarılık, hem miadında doğan bebeklerde hem de prematüre bebeklerde görülebilir. Sarılığın nedeni, karaciğerin bilirubin denen maddeyi yeteri kadar atamamasıdır. Atılamayan bu madde, gözleri ve cildi boyamaktadır. Kandaki bilirubini azaltmanın bir yolu, bebekleri mavi ışık altında koymaktır. Gözleri bir bantla korunan bebekler çıplak olarak mavi ışık veren lambaların altına konur ve bilirubin düzeyleri azalıncaya kadar burada tutulurlar.
  • Demir Eksikliği: Demir eksikliği ülkemizdeki bebeklerin önemli sorunlarından birisidir. Prematüre bebeklere ilk aylarda yeteri kadar demir verilmezse çok daha hızlı bir şekilde demir eksikliği gelişir. Demir, kan yapımında çok önemli olduğu için eksikliğinde kan yapımı azalır ve bebeklerde kansızlık başlar. Anneden bebeğe demir geçişi gebeliğin son aylarında olduğundan prematüre bebeklerin demir depoları azdır. Bu nedenle prematüre bebekler en geç 1 aylık olduklarında demir tedavisi başlanır ve en az 1 yaşına kadar sürdürülür.

GÖZ SORUNLARI

Erken doğan bebeklerin önemli bir sorunu da göz sorunudur. Bu sorun, genellikle 4-5. haftadan sonra ortaya çıkar ve zamanında tespit edilip tedavi edilmediği takdirde ileride görme bozukluklarına yol açabilir. Göz sorunlarına yol açan faktörlerin başında, bebeğin prematüre ve göz damarlarının tam gelişmeden doğmuş olması gelmektedir. Daha önceleri inanıldığı gibi oksijen tedavisinin bu sorunun gelişmesine olan katkısı çok fazla değildir. Bu nedenle, 4-5. haftalarda bebeğinize göz dibi muayenesi yapılacaktır. Eğer herhangi bir bozukluk ile karşılaşılırsa, bebeğinizin tedavisi göz kliniği tarafından yapılacaktır.

PREMATÜRE BEBEĞİNİZ İÇİN NELER YAPABİLİRSİNİZ?

Bebeğiniz büyümesi ve gelişmesi için hastane ekibine muhtaçtır ancak unutmayınız ki sizin destek ve sevginize de ihtiyacı vardır. Doktorlar ve hemşireler değişik zamanlarda çalıştıklarından dolayı bebeğinizle sürekli temasta olan tek kişi sizsiniz. Bebeğiniz için yapabileceğiniz çok şeyler olduğunu unutmayınız.

Mümkün olduğu sürece bebeğinizin yanına gidin ve onunla konuşun! Bebeğinize herhangi bir nedenle dokunacak iseniz, dokunmadan önce mutlaka yüzük, bilezik gibi takılarınızı çıkartıp, el ve kollarınızı yıkamalısınız. Ayrıca, hastane tarafından verilen özel bir elbiseyi de giymelisiniz. Ancak tüm bunları hastane kuralları içinde yapabileceğinizi aklınızdan çıkarmayınız.

Bebeğinizin bakımı konusunda hemşireye yardım edebilirsiniz. Bebeğinizin kuruyan dudaklarını silebilir, altını değiştirebilir, deri masajı yapabilir, pozisyonunu değiştirebilir, beslenmesinde ve banyosunda yardımcı olabilirsiniz. Sağlık ekibine bebeğiniz hakkında sorular sorabilir ve bebeğinizin sorunlarını onlarla tartışabilirsiniz. Aklınıza takılan soruları daha önceden bir kâğıda yazıp konuşmanız esnasında sorabilirsiniz.

Aynı soruyu birkaç sefer sormaktan çekinmeyin. Bebeğinizin son durumuna göre aynı sorunuzun cevabı zaman içinde değişebilir. Herhangi bir sorunu ve tedaviyi anlatırken doktorunuzdan şekiller çizmesini de isteyebilirsiniz. Bebeğinizi gözlemleyin ve size karşı nasıl tepkiler gösterdiğini tespit etmeye çalışın. Bebeğinizin hangi saatlerde uyuduğunu, hangi saatlerde beslendiğini ve her beslenmede ne kadar gıda aldığını tespit etmeye çalışın.

Bebeğinizin ne zaman tam uyanık olduğunu ve size tepki verebileceğini öğrenin. Bebekler insanlara ve uyarılara karşı değişik zamanlarda değişik tepkiler verirler. Bu tepkiler burada kısaca özetlenmiştir:

Derin uykuda iken bebeğin gözleri sıkıca kapalıdır, düzenli ve derin derin nefes alıp verir. Nispeten düzenli aralıklarla bebeğin tüm vücudu hafifçe kasılır ve solunum durabilir. Daha sonra düzenli solunum başlar ve tekrar eski pozisyonuna döner. Derin uykudaki bebekler dış dünyaya kapalıdır ve hafif dokunmaya veya hafif seslere karşı duyarsızdırlar. Yüksek bir ses veya parlak bir ışık karşısında gözlerini daha sıkıca yumarlar ve vücutlarını kasarlar.

Hafif uykuda iken bebeğin solunumu düzensizdir ve emme hareketleri yapabilir. Hafif bir dokunuş veya hafif bir sesle bile uyarılabilir. Yarı uyanık haldeki bebek ağlayabilir veya çeşitli hareketler yapabilir. Ağlamak, bebeğin derin uykuya geçmek veya uyanmak için başvurduğu yöntemlerden birisidir. Rahatlatıcı bir ses, hafifçe sallamak veya masaj bebeğin uyanık kalmasına yardımcı olabilir.

Prematüre bir bebek hemen hemen her nesneye, sese ve kişiye tepki verir. Bu tepkileri öğrenerek sizler de anne-baba olarak bebeğinizin hastanenin değişik ortamına uyum sağlamasına yardımcı olabilirsiniz.

BEBEĞİNİZ NE ZAMAN EVE GİDEBİLİR?

Bebeğiniz büyüyüp geliştikçe yoğun bakım ihtiyacı azalacaktır. Ancak bebeğinizin iyileştiği ve yakında taburcu olabileceğini gösteren bazı belirtiler vardır. İyileşme belirtileri şöylece sıralanabilir: bebeğinize bağlı olan aletlerin çıkarılması, iyi bir şekilde emmeye başlaması, düzenli kilo alımı, makinelere bağlı olmadan kendi kendine nefes alıp verebilmesi ve 2000 gr. üstü ağırlığa ulaşması.

Bu sırada siz de bebeğinizi taburcu etmek için hazırlıklara başlamalısınız. Evinizde bebeğiniz için uygun bir yer ayarlamanız ve bebeğinize uygun giysiler almanız gerekecektir. Bebeğin yatağının parmaklık aralarının 7 cm. den büyük olmaması ve tercihen parmaklıkların önüne bir yastık koymanız gerekecektir; aksi taktirde bebeğinizin başının parmaklık arasına girme ihtimali vardır. Bebeğinizin giysilerinin, başlıklarının tamamen pamuklu olmasına dikkat ediniz. Eğer bebeğiniz biberonla besleniyorsa elinizin altında birkaç adet biberon bulunması yararlı olacaktır. Bebeğiniz çıkmadan önce doktorlar son kez genel bir muayene yapacaklardır. Bebeğinizin beslenmesi, uykusu, banyosu ve diğer özel sorunları hakkında doktorunuza soru sormaya çekinmeyin. Bebeğiniz normalde doğması gereken zamana geldikten sonra artık onu miadında doğmuş bir bebek gibi kabul edebilirsiniz. Evde bebeğinizle beraber geçireceğiniz her gün ona daha fazla alışacak, daha fazla benimseyecek ve daha da rahatlayacaksınız. Bebeğinize dokunmaktan, onu tutmaktan çekinmeyin. Unutmayın ki bebeğiniz kırılacak bir nesne değil, her yenidoğan bebek gibi sevilmeye ve okşanmaya muhtaç bir yavrudur.

PREMATÜRE BEBEKLERİN ANNE-BABALARI EVE GELİNCE NELER YAPARLAR?

Bebeğinizle beraber evde geçireceğiniz ilk günler yeni bir hayatın başlangıcı olması açısından bazı zorluklar, yenilikler ve ev düzeninizde değişiklikler meydana getirebilir. Bebeğinizin uykusu, yemesi ve solunumu sürekli sizi rahatsız edebilir. Bu duygular, özellikle ilk bebeğine sahip olan anne-babalar için normal kabul edilir. Lütfen rahat olunuz. Aşağıdaki öneriler sıkılmanızı önleyecek ve sizi rahatlatacaktır:

  • Bebeğinizin uyuduğu zamanlarda uyuyunuz.
  • Bebeğinizin bakımını eşinizle nöbetleşe olarak yapınız.
  • Yemek ve temizlik konularında başkalarından yardım isteyebilirsiniz.
  • Yeni hayatınıza tamamen alışıncaya kadar dost ve akrabalarınızın ziyaretlerini geciktirmelerini isteyiniz.

Başlangıçta bebek bakımı vaktinizin çoğunu alacaktır. Prematüre bebekler genellikle miadında doğanlara oranla daha sık beslenirler ve beslenme süreleri de daha uzundur. Daha sık beslenen bebeklerin altlarını da daha sık değiştirmek gerekecektir. Bazı prematüre bebekler kabızlık çekebileceği gibi bazılarında da ishal görülebilir. Eğer bebeğinizin ishal ve kabızlık çektiğini düşünüyorsanız doktorunuza başvurunuz.

Bebeğinizin genel sağlığını korumak için onu hasta kişilerden uzak tutmalı ve ani hava ve ısı değişikliklerinden korumalısınız. Banyo yaptırırken ortamın sıcak olmasına dikkat ediniz. Bebeğinizin giysileri mevsime ve iklime uygun olmalıdır. Örneğin sıcak yaz günlerinde bebeğiniz yalnızca beziyle bile durabilir. Ancak bebeğinizin direkt güneş ışığına maruz kalmamasına dikkat ediniz. Bebeğin bulunduğu odanın ısısının 22-25 derece arasında olması yeterlidir.

Bebeğinizin sağlık sorunlarında doktorunuzla görüşmeyi ihmal etmeyiniz ve mutlaka düzenli sağlık kontrollerine götürünüz. Bu kontroller birçok problemi önleyecektir. Doktor ve hemşireler de uzun süre uğraştıkları bir bebeğin büyüyüp geliştiğini görmekten büyük bir mutluluk duyacaklardır.

PREMATÜRE BEBEKLER NASIL GELİŞİR?

Prematüre bebekler gelişimi geri kalmış bebekler değildir. Belki aynı yaştaki, miadında doğmuş bir bebekle aynı anda oturamaz, emekleyemez ve yürüyemezler ancak gelişmeleri geri de değildir. Örneğin, miadında doğan bebekler yaklaşık 14 aylıkken yürürler.

Eğer sizin bebeğiniz miadından 3 ay önce doğmuşsa, doğumdan sonraki 14. aydaki gelişimi, 11 aya uygun olacaktır. 11 aylık bebeklerin yürümesi de beklenmez. Bebeğinizin her türlü gelişiminin değerlendirilmesinde bebeğinizin "düzeltilmiş yaşı" yani beklenen doğum tarihinden itibaren hesap edilen yaşını kullanmayı unutmayınız. Diğer yandan, İster miadında olsun, ister prematüre olsun her bebeğin gelişiminin kendine özgü olduğunu da hatırdan çıkarmayınız. Prematüre bebeğiniz hastanede iken, serumla veya tüple beslenmekte iken, giderek ağızdan beslenmeye başlanır.

Evde de bebeğiniz anne göğsünden veya biberon ile beslenecektir. 40. haftasını dolduran prematüre bir bebeğin beslenme ihtiyaçları zamanında doğan bir bebeğin ihtiyaçları ile aynıdır. Ancak, bebeğin zamanında doğan bebekle arasında olan farkı kapatabilmesi için anne sütü yeterli olmayabilir. Bu nedenle, anne sütüne bazı eklemeler yapmak veya özel prematüre mamaları kullanmak gerekebilir. Bebeğinizin düzeltilmiş yaşı 6 ay civarına ulaştığı zaman, bebeğinize diğer bebekler gibi katı gıdalar vermeye başlayabilirsiniz. Zaten bu konuda gerekli uyarılar ve öneriler, takip sırasında doktorunuz tarafından yapılacaktır. Ayrıca bebeğinizin vitamin ve demir ihtiyaçları için çeşitli damlalar kullanmanız gerekecektir.

Birçok anne-baba, prematüreliğin bebeğin zekâ gelişimini etkileyip etkilemeyeceğini merak eder. Doğumda 1100 gr. üzerinde olan ve önemli sorunlar yaşamayan bebeklerin büyük bir çoğunluğu, daha küçük olanların ise önemli bir kısmı normal olarak gelişir. Isaac Newton (yerçekimini bulan fizikçi), Mark Twain (yazar), Winston Churchill (İngiltere eski başbakanı), Albert Einstein (izafiyet teorisini kuran fizikçi) gibi ünlüler hep prematüre olarak doğmuşlardır. Bebeğinizin gelişimini merak etmek en tabii hakkınızdır. Düzenli kontroller sırasında bu konuyu doktorunuzla tartışabilirsiniz.

Her ne kadar bebeğiniz prematüre de doğmuş olsa, her çocuk gibi o da çeşitli bulaşıcı hastalıklara karşı aşı ile korunacaktır. Aşıların yapılma zamanı doktorunuz tarafından zamanı gelince size bildirilecektir. Bebeğinizi eve götürdüğünüz gün heyecan doruktadır. Artık sevinmek sizin ve herkesin hakkıdır. Uzun ince bir yolun sonu yeni bir yaşamın başlangıcı olacaktır.

31 Temmuz 2014


Bu yazı Lokman Hekim Hastaneler Grubu tarafından yazıldı ve 21370 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler