Çocuk İştahsızlığında Kritik SüreçLokman Hekim Hastaneler Grubu Oluşturuldu: 2017-01-09 12:54:00
Görüntü Sayısı: 1383

Çocuk İştahsızlığında Kritik Süreç

İştahsızlık, çocukluk çağında sık görülen bir sorundur ve değerlendirilmesinde gelişim, beslenme ve aile öyküsü önemlidir. İştahı etkileyen faktörler çocukla, aileyle veya çevreyle ilgili olabilir. Çocukluk çağında iştahsızlık ve yeme problemleri nedeniyle doktora başvuran sağlıklı çocukların oranı yüzde 20-35 arasında değişmektedir.

Çocuk İştahsızlığında Kritik Süreç

İştahsızlığa yol açan organik nedenlerin bazıları arasında; enfeksiyonlar, gastroözofajial reflü hastalığı, besin alerjileri, çölyak hastalığı, anemi, parazitler, kabızlık, kalp hastalıkları sayılabilir. Üç haftadan uzun süren iştahsızlık ihmale gelmez. Gribal enfeksiyonlar, idrar yolu enfeksiyonları, bağırsak enfeksiyonları, solunum yolu enfeksiyonları birkaç günle birkaç hafta arasında iştahsızlık yapar ancak üç haftadan daha uzun süreli iştahsızlığın altında ise genellikle kronik hastalıklar, kronik enfeksiyonlar, psikososyal bozukluklar yatar. Bu nedenle üç haftadan uzun süren iştahsızlık durumlarında çocuğun mutlaka kontrolden geçirilmesi gerekir. Çocukların büyümesinin geri kalmasında sosyoekonomik etmenler ve gelir dağılımındaki adaletsizlik elbette çok büyük rol oynamaktadır. Ancak çoğu kez asıl sorun çocuğun beslenmesi için ailenin yeterli besinleri alamaması değil, var olan temel besinleri uygun biçimde çocuğa sunamamasından kaynaklanmaktadır.

AİLELER NELERE DİKKAT ETMELİ?

* Öncelikle çocuğun öyküsünün, fizik muayenesinin, boy-kilo ölçümlerinin, bazı temel laboratuvar testlerinin bir çocuk hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sayede iştahsızlığın altında yatan herhangi bir hastalık olup olmadığı belirlenebilir.

* Süt, kola, meyve suları, çay, su gibi içeceklerin yemek öncesinde ve yemek sırasında alımları kısıtlanmalıdır. Bunların fazla tüketimi iştahı azaltır.

* Biberon yerine bardak kullanılmalıdır. Böylece sıvı tüketimi azalır.

* Eksikliği saptanan vitamin ve minerallerin takviyesi yapılmalıdır.

* Besinler çocukların yiyebileceği türden ve çocuğun öncelikleri dikkate alınarak hazırlanmalı ve yemek sırasında çocuğun kendisinin yemesi teşvik edilmelidir.

* Çocuğa besinlerin yararları oyunlarla anlatılmalıdır.

* Öğün sırasında teklif edilmiş bir besin, çocuk tarafından reddedilmiş ise farklı besin denenmeli ve ısrarcı olunmamalıdır. Besin belirli aralıklarla, zaman içinde çocuğa tekrar teklif edilmelidir.

* Az miktarlarda yiyen çocuklarda sık öğünler oluşturulmalı, gerekirse öğünün içeriği zenginleştirilmelidir.

* Çocuğun öğün saatleri düzenli olmalı, çocuk aile bireyleri ile aynı anda sofraya oturmalıdır.

* Öğün aralarında iştahını kaçıracak çikolata, şeker gibi tatlı besinler verilmemelidir. Bu konuda aile bireyleri kararlı olmalıdır.

* Çocuğun tabağı, ilgisini çekecek şekilde süslenmeli, kendisinin seçim yapmasına izin verilmelidir.

* Yemek sırasında çocuğun yemeğe ilgisini azaltan televizyon kapalı tutulmalıdır.

* Çocuğun beslenmesinin kalabalık ortamda, çocuklarla birlikte yapılması beslenmeyi olumlu etkileyebilir.

* Enerjinizi doğru besinlerde kullanın. Ispanak yedirmek için çocuğunuzla kılıç kalkan oynamak yerine, enerji ve sabrınızı süt ürünleri, et, yumurta, balık ve tahıl yedirmeye saklayın. Çünkü bu besinler çocuğunuzun gelişimi için çok daha yaşamsal öneme sahipler.

* Çocuğunuzun sizin yemek yeme alışkanlıklarınızı aynen taklit edeceğini unutmayın. Sebze yemeğini sevmeyen bir babanın, makarnadan maydanozları ayıklayan kardeşin bulunduğu bir aile, küçük bebeğin önüne koyulan her şeyi yiyip bitirmesi beklenmemelidir.

* Son olarak; beslenme saatleri hem ebeveyn hem de çocuk için mutlu geçen anlar olmalıdır. Beslenme saatlerinde ebeveyn rahat olmalı ve acele etmemelidir.

Uzm. Dr. Gül KAZANCI POLAT

28 Ağustos 201


Bu yazı Lokman Hekim Hastaneler Grubu tarafından yazıldı ve 1383 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler