Bebek ve Çocukluk Çağında Reflü HastalığıLokman Hekim Hastaneler Grubu Oluşturuldu: 2017-01-09 12:45:58
Görüntü Sayısı: 1359

Bebek ve Çocukluk Çağında Reflü Hastalığı

Gastroösefagial reflü (GÖR) tüm yaş grublarında sık rastlanılan, mide içeriğinin yemek borusu, yutak ve hatta ağıza kadar gelmesi durumudur. İlk 6 ayda %40 , 6 ay-1yaş arası %40-70 kadar görülmektedir. Bu durum daha sık aralıklarla ve sürekli bir şekilde devam ediyor, endişe verici belirtilere ve istenmeyen sonuçlara yol açıyorsa gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) adını alır. GÖR tüm yaş grublarında ortalama % 15 izlenirken GÖRH % %3-5 oranında izlenir.

Bebek ve Çocukluk Çağında Reflü Hastalığı

Tanım ve Sıklığı

Gastroösefagial reflü (GÖR) tüm yaş grublarında sık rastlanılan, mide içeriğinin yemek borusu, yutak ve hatta ağıza kadar gelmesi durumudur. İlk 6 ayda %40 , 6 ay-1yaş arası %40-70 kadar görülmektedir. Bu durum daha sık aralıklarla ve sürekli bir şekilde devam ediyor, endişe verici belirtilere ve istenmeyen sonuçlara yol açıyorsa gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) adını alır. GÖR tüm yaş grublarında ortalama % 15 izlenirken GÖRH % %3-5 oranında izlenir. GÖR, genellikle çok kısa epizotlarda (< 3 dakika) ve postprandial dönemde hiçbir semptoma, özofageal hasara veya komplikasyona yol açmadan ya da çok hafif bir rahatsızlık hissi ile gerçekleşir. Eğer bu reflü süreçleri endişe verici belirti ve istenmeyen durumlara sebep oluyorsa GÖRH söz konusudur.

Çocuklarda Reflü Hastalığının Bulguları

Çocukluk çağı GÖRH bulguları sadece mide-yemek borusu hastalıklarında izlenen kusma, istahsızlık vs şeklinde değil; boğaz ve solunum yolları hastalığı şeklinde hışıltı, göğüste yanma, öksürük ve kaba ses gibi bulgularla da belirti verebilir.

Bu nedenle reflüye ait bulguları çocuklarda yaş gruplarına göre sınıflayarak göz önüne almak gerekir.

1.Bebeklerde reflü hastalığı sıklıkla kusma, huzursuzluk kilo kaybı ile çıkar. Çünkü mide içeriğinin yemek borusuna geçişi özellikle yatar pozisyonda olur ve geçince orada oluşturduğu tahrişi çocuk ağlayarak belli eder. Bazen çocuklar ağlayarak geceleri uyanır. Bazen bu reflü yutağa kadar gelerek östakiyi etkiler ve yineleyen kulak iltihapları ile de çıkabilir. Bazen ise sadece kronik ses kısıklığı, öksürük ve hırıltılı nefes alıp verme tek bulgu olabilir.

2.Erken çocukluk dönemi dediğimiz oyun çocukluğu (okul öncesi) döneminde ise çocuklarda sıklıkla karın ağrısı, mide bulantıları, midede yanma, göğüste kalp bölgesinde ya da iman tahtası denen orta hatta ağrı olabilir. Ancak bu yakınmalar hiç olmadan kronik ses kısıklığı, öksürük, sinüzit olarak çıkabilir. Hatta yalnızca yineleyen bronşit ile astım benzeri tablo ile gelebilir. Hastalar yıllarca astım teşhisi ile tedavi almış olabilir. Yutağa kadar gelmiş mide içeriği dişlerde kalarak çürüğe neden olabilir. Bu nedenle bazen diş çürükleri bu dönemde reflü bulgusu olabilir.

3.Okul çocukluğu döneminde ise yine sıklıkla karın ağrısı, mide bulantıları, midede yanma, göğüsde kalp bölgesinde ya da iman tahtası denen orta hatta ağrı olabilir. Ancak burada daha yüksek orandaki çocukta ise daha çok kronik ve astım bulguları ve ayrıca ses kısıklığı, sinüzit olarak çıkabilir. Hatta yalnızca astım tablosu olabilir. Bu nedenle tedaviye dirençli ya da sürekli nüks eden tüm larenjit, kulak iltihabı, astım da hele alerjisi yoksa reflü hastalığı akla gelmelidir. Ayrıca yine yutağa kadar gelmiş mide içeriği dişlerde kalarak çürüğe neden olabilir. Bu nedenle bazen diş çürükleri bu dönemde reflü bulgusu olabilir.

4.Daha büyük çocuklarda ise karın ağrısı, mide yanması ve ağza acı su gelmesi net tarif edilebilir. Ancak bu çocuklar sıklıkla maalesef gastrit ve ülser teşhisleri ile tedavi ve izlem alır. Geçici düzelmeler olur ama sürekli nüks eder. Bu mide barsak bulguları yanında çok sık oranda ses kısıklığı yakınmaları vardır. Hatta bunların gırtlağına bakınca orada reflünün yaptığı harabiyet net bir şeklide görülür. Bu nedenle özellikle alerjisi olmayan tedaviye dirençli ya da sürekli nüks eden tüm larenjit, kulak iltihabı ve astımda reflü hastalığı akla gelmelidir. Gece mide ekşime, yanma ve göğüs ağrısı ile uyanabilirler.

Çocuklarda Reflü Hastalığının Teşhisi Nasıl Konur

Teşhisde her zaman bütün çocukluk çağı hastalıklarında olduğu gibi anne-babadan şikayetleri çok iyi bir şeklide dinledikten sonra şüphe duyuluyorsa tetkike geçilir. Ama her kusan veya kilo alamayan çocuk reflü demek değildir. Hele bebeklerde çok sık oranda beslenme hataları kusma ve kilo alamamaya neden olabilir.

Bebek ve Çocukluk Çağında Reflü Hastalığı

Reflü düşünülen hastada eğer yapısal bir anomallik düşünülüyorsa ilaçlı mide-barsak filmi (özafagus-mide düodenom grafisi) çekilebilir. Sintigrafik olarak nükleer tıp metodu kullanılabilir. Ancak bu yöntemin güvenirliği ve hassasiyeti pek kabul görmez. Ancak bugün için eğer gerçekte reflü düşünülüyorsa yapılacak en önemli test çocuğun yemek borusun çok ince bir kablo ucu (prob) koyarak mideden gelen asiti ölçebilen cihazla ölçüm yapmaktır. Buna “24 saatlik ph monitorizasyonu” denir. En kıymetli testtir. Ancak yemek borusundaki basınç, kasılma ..gibi fonksiyon ve testlere bakan diğer yöntemler de vardır.

Çocuklarda Reflü Hastalığının Tedavisi

Reflü hastalığında tedavisinin temel amacı yakınmaları gidermek ve yemek borusundaki veya diğer bahsedilen bölgelerdeki yangıyı iyileştirmektir. Tedavisinde en önemli yöntem uygulanır:

i. Yaşamkoşulları ve beslenmenin düzenlenmesi
ii. İlaç tedavisi
iii. İzlem ve koruyucu önlemler.
iv. Cerrahi tedavi

Yaşam koşullarının değiştirilmesine yönelik önlemler tedavinin ilk basamağını oluşturmaktadır. Öğün miktarlarının küçük tutulması, ideal vücut ağırlığının korunması, akşam yemeklerinin yatmadan en az 2 saat önce yenmesi, yemeklerden sonra en az 1 saat yatar pozisyon alınmaması, yüksek yastık kullanılması önlemler arasında yer alır. Bunun dışında gaz ve asit içeren gıdalar, domates, gazlı içecekler, kola, kahve, yağlı gıdalar, çikolata tüketiminden kaçınılmalıdır. İlaç tedavisinde KÖS kasılmasını arttıran ve mide asid salgısını azaltan ilaçlar reflü hastalığının hem tipik hem de atipik bulguları için en sık ve en etkin olarak kullanılan ilaçlardır. KÖS kasılmasını arttıran ilaçlar yemek borusunun hareketini düzenler. Ama tümü çocuğun yaşına uygun ve etkili olanlardan seçilmelidir ve bunu doktor yapmalıdır.
Tıbbi tedavi ve önlemlerle bulgulara hakim olunamayan ve bunun yanında ciddi geriye dönüşümsüz zararlara yol açan hastalarda cerrahi tedavi (ameliyat) düşünülebilir. Bu ameliyat oldukça basittir. Hatta kapalı ameliyat sistemleri (laporoskopik) ile de yapılabilir.
Ancak hem tıbbı tedavi hem de cerrahi tedavilerde nüks söz konusu olabilir. Bu nedenle reflülü çocuklar uzun süre izlenmeli, koruyucu önlemler devam ettirilmeli ve yaşam tarzına ait düzenlemeler sürdürülmelidir.

Uzm. Dr. Fahrettin ERDOĞAN

27 Ekim 2014


Bu yazı Lokman Hekim Hastaneler Grubu tarafından yazıldı ve 1359 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler