Bebeklerde ve Çocuklarda Besin AlerjisiLokman Hekim Hastaneler Grubu Oluşturuldu: 2017-01-09 12:41:48
Görüntü Sayısı: 1524

Bebeklerde ve Çocuklarda Besin Alerjisi

Normalde zararsız olarak bilinen bir gıdaya immun sistemin anormal olarak zararlı bir madde olarak algıladığı durumlarda besin alerjisi denilen klinik durum ortaya çıkar. Bu reaksiyonun ortaya çıkışında yenilen besinin az bir miktarı bile yeterli olabilir. Kişi besin maddesini yediğinde, immun sistem yüksek düzeyde kimyasal maddeler salgılar.

Bebeklerde ve Çocuklarda Besin Alerjisi

Besin alerjisi

Normalde zararsız olarak bilinen bir gıdaya immun sistemin anormal olarak zararlı bir madde olarak algıladığı durumlarda besin alerjisi denilen klinik durum ortaya çıkar. Bu reaksiyonun ortaya çıkışında yenilen besinin az bir miktarı bile yeterli olabilir. Kişi besin maddesini yediğinde, immun sistem yüksek düzeyde kimyasal maddeler salgılar. Sonuçta ağız içinde kaşıntı, dudaklarda, boğazda yüzde şişme ve kaşıntı ciltte döküntü ve kaşıntı, nefes darlığı hışıltı, burun tıkanıklığı,karın ağrısı ishal bulantı kusma baş dönmesi bayılma gibi reaksiyonlar gelişebilir. Besin alerjilerinin görülme yaşı bebeklikten başlayabilir.


Ebeveynlerden biri veya bir kardeşinde alerjik rinit, astım, besin alerjisi veya egzema gibi bir durumun olması besin alerjisi riskini %20 kadar arttırabilir. Bu tabloda bebeğe verilen besinler temel etkendir.
Üç yaş altı çocukların yaklaşık %6-8'inde besin alerjisi olduğu tahmin edilmektedir.

Nedenler

Süt, yumurta, soya, yer fıstığı ve ağaç fıstıkları en sık alerji yapanlar arasındadır. Mamül gıdalarda bulunan katkı maddeleri de sorumlu olabilir.
Besin maddelerinin alerjik yanıt oluşabilmesi için alınan besin maddesinin gastrointestinal (sindirim) sistemde işlenmesi ve emilmesi gerekir. Bu yanıttan bizi koruyan birçok mekanizma vardır. Örneğin gastrointestinal sistemdeki enzimler tarafından besin maddelerinin parçalanması, bağırsakların gıdaları aşağı iten hareketi, bağırsak duvarının kaplayan mukus ve bağırsak duvarının kendisi koruyucu rol oynar. Bunlar dışında bağırsak duvarında bulunan savunma sistemi elemanı hücreler ve lenf dokusu emilen gıda maddelerindeki alerjenlerin ters yanıt oluşturmasını engellemek için çalışır. Yine vücudumuzun korunmasından sorumlu olan hücreler gıda maddelerini tanıyarak onlara ters yanıt oluşmasını engeller (immunolojik tolerans). Ancak besin maddelerinin içindeki proteinlerin yeterince işlenmeden alınması ya da savunma sistemindeki bir hatadan dolayı besinlere karşı ters yanıt (alerji) oluşabilir. Ve bu yanıt her ne kadar bağırsak duvarında başlasa da tüm vücutta değişiklikler yaratır.


Gastrointestinal sistemde ağızda kaşıntı ve ödem ile kendini gösteren ağız alerjisi olabilir. Bunun daha ilerisinde, bağırsak duvarında değişiklikler, yağlı ishal, kabızlık ve büyüme geriliği ile ortaya çıkabilir. Gastrointestinal sistemden kanama olabilir. Bebeklerde kolik dediğimiz gaz sancıları ile kendini gösterebilir.


Solunum sistemindeki bulgular hem üst hem de alt solunum yollarını ilgilendirebilir. Besin maddesinin alımından sonra burun kaşıntısı, burunda akma ve hapşırma olabilir. Alt solunum yollarında ise astım bulguları ile ortaya çıkabilir. Anne sütü ile beslenme bu sıklığı azaltmada rol oynar. Besin alerjilerinin en ağır ortaya çıktığı tablo ise tüm organ sistemlerini tutabilen bulgular ile karakterize ve yaşamı tehdit edici anafilaksidir. Bu durumda tansiyon düşüklüğü, kalp atışında hızlanma, dolaşım bozukluğuna, cilt, gastrointestinal sistem ve solunum sistemi bulgularının tümü eşlik edebilir.


Besin alerjisi tespit edilen bebeklerden Formula kullananlara uygun hipoallerjik ürünler önerilebilir. Bunun dışında temel tedavi eliminasyon yani o besinin diyetten çıkarılmasıdır. Yanlışlıkla alerjik besinin kullanılması söz konusu olursa bulgular gelişmeye başlamışsa zaman geçirmeden doktora başvurulmalıdır.

Uzm. Dr. Fahrettin ERDOĞAN

27 Ekim 2014


Bu yazı Lokman Hekim Hastaneler Grubu tarafından yazıldı ve 1524 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler