Böbrek Hastalarına Uzman Tavsiyesi: Tuzu Azalt, Suyu ÇoğaltLokman Hekim Hastaneler Grubu Oluşturuldu: 2017-01-09 08:54:19
Görüntü Sayısı: 1354

Böbrek Hastalarına Uzman Tavsiyesi: Tuzu Azalt, Suyu Çoğalt

Böbreklerimiz vücudun filtre görevini görür. Böbrekler bir günde yaklaşık 200 litre kan temizler. Üre ve kreatinin gibi zehirli atıkların idrar yolu ile dışarı atılmasını sağlar. Böylece vücuttaki mineral dengesi kurulmuş olur. Böbrek fonksiyonlarında herhangi bir nedenle azalma olduğunda böbrek yetersizliğinden söz edilir. Böbrek yetmezliği oldukça tehlikeli bir hastalıktır. Akut böbrek yetmezliğinde hastalık bir anda nükseder ve çeşitli belirtiler ile kendini gösterir.

Böbrek Hastalarına Uzman Tavsiyesi: Tuzu Azalt, Suyu Çoğalt

Akut böbrek yetmezliğinde tedavi şansı büyüktür ve böbrekler eski sağlığına kavuşur. Ancak böbreklerin yavaş yavaş iflas ettiği kronik böbrek yetmezliklerinde hastalık son evrelerinde teşhis edilebildiği için böbreklerin eski sağlığına kavuşmaları söz konusu değildir. Kesin tedavi yöntemi böbrek naklidir. Böbrek nakli bekleyen hastalar bu süre zarfında diyalize bağlı olarak yaşarlar. Ancak bu süre zarfında beslenme ve diyet çok önemlidir. Özellikle de tuz tüketiminden kaçınmak gerekir.

Tuz Azalırsa Hipertansiyon Da Azalır

Böbreklerin az çalışması vücuttaki tüm dengeleri alt üst ederken, çalışmaması hayatın sona ermesine neden olur. Kronik böbrek hastalığına yol açan nedenlerden birisi hipertansiyon, diğeri ise şeker hastalığıdır. Tuzu azaltırsak hipertansiyon da azalır, hipertansiyon azalırsa böbrek yetmezliği azalır.

Tuzu Azaltılmış Besinleri Tercih Edin

Son yıllarda, Türkiye’de olduğu gibi birçok gelişmiş ülkede günlük tuz alımının 18 gram düzeyine ulaşmış olduğu belirtiliyor. Bu tuzun büyük bir kısmı ekmek, peynir, ev yapımı salça, hazır aperatif, soğuk etler gibi gıdalardan kaynaklanıyor. Sağlığımız için bu tuz oranı yüksek gıdaların alımının azaltılması gerekir. Daima taze ve tuz eklenmemiş besinler tercih edilmeli, hipertansiyon problemi olanlar, mutlaka satın aldıkları hazır ürünlerin etiketlerini okumalı ve tuzsuz ya da tuzu azaltılmış besinleri tercih etmelidirler. En basit bir şekilde sofrada tuzluk kullanmamakla tuz alımı yüzde 15 azaltılabilir. Artık yemeklerin tadına bakmadan tuz kullanma alışkanlığından da vazgeçilmelidir. Baharat ve maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen gibi aroma sağlayıcılar, tuz yerine tercih edilmelidir. Ayrıca tuz tüketimini kısarken, su tüketimi de vücut ağırlığına ve terlemeye göre ayarlanmalıdır. Normal kiloda erişkin bir kadın günde 1,5-2 litre, erkekler ise günde 2-2,5 litre su içmelidir. Çay, meyve suyu ve soda gibi içecekler günlük tüketimin dışında tutulmalıdır. Çok terleyenler ise içtiği su miktarını arttırmalıdır. Tabii çok su içmek de az su içmek kadar zararlıdır. Günde 4-5 litre su içildiğinde böbreklerin idrarı konsantre etme yeteneği zorlanıyor. Bu da vücutta sodyum oranını azaltıyor. Düşük sodyum oranları da beyin fonksiyonlarının bozulmasına yol açıp hayatı tehdit ediyor. Bu yüzden günlük su içme oranı da iyi hesaplanmalıdır.

Diyaliz Hastallarında Tuz Alımı

Diyaliz hastaları sıkı tuz kısıtlaması yapmalıdırlar. Böylelikle tansiyon ilaçlarını kullanmalarına da gerek kalmaz. Yemek pişirme ve yeme sırasında hiç tuz ve ev salçası kullanmamalıdırlar. Varsa, tuzsuz ekmek, tuzsuz peynir-zeytin tüketmeli ve hazır gıda tüketiminden kaçınmalıdırlar. Ayrıca diyaliz hastaları günlük 1 litre su tüketmelidirler. Ancak, 2 diyaliz arasında 2,5 kilodan fazla su alınmaması gerekir. Tuzlu yiyen ve çok su içen diyaliz hastalarında, seanslar sırasında tansiyon düşmesi yaşanır ve kas kasılmalarına rastlanır. Bu durum geriye kalan böbrek işlevlerinin daha da azalmasına ve uzun vadede hasta ömrünün kısalmasına neden olur.

Doç. Dr. İzzet YAVUZ

01 Mart 201


Bu yazı Lokman Hekim Hastaneler Grubu tarafından yazıldı ve 1354 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler