Yoğun Bakım, “Son Durak” DeğilLokman Hekim Hastaneler Grubu Oluşturuldu: 2016-12-16 06:33:49
Görüntü Sayısı: 5872

Yoğun Bakım, “Son Durak” Değil

Lokman Hekim Sincan Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi, yüksek donanım ve kabiliyeti nedeniyle birçok klinik tarafından reddedilen “kritik” durumdaki hastaları kabul ediyor. Kimi hastalar için son durak olan yoğun bakım ünitesi, çok sayıda hasta için ise kısa bir durak oluyor ve onları yeniden yaşama bağlıyor.

Yoğun Bakım, “Son Durak” Değil

Lokman Hekim Sincan Hastanesi Yoğun Bakım Sorumlu Hekimleri, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanları Dr. Barış Yüksel ve Dr. Ömer Zühtü Yöndem, yoğun bakım hastalarının tedavi sürecine ilişkin kamuoyunda yanlış bilinen bazı konulara açıklık getirdi.

Yoğun Bakım (Kritik Bakım) Üniteleri, kritik hastalara hizmet vermek üzere düzenlenen özel ünitelerdir. Yerleşim biçimi, insan gücü, profesyonel kapasite ve teknik donanım açısından son derece özellikli multidisipliner ünitelerdir. İleri teknolojiye sahip cihazlarla donatılmış olup kritik hasta bakımı üzerine eğitilmiş hekim ve hemşire grupları tarafından işletilirler. Hayati fonksiyonların düzenlenmesinin uygun monitorizasyon, standart tedavi ve dikkatli veri organizasyonu ile mümkün olabileceği de kaçınılmaz bir gerçektir. Bu açıdan Yoğun Bakım Üniteleri tıbbi aktivite ve hasta bakımı açısından hastane hizmetlerinde ayrıcalık taşıyan kliniklerdir ve yerleşim biçimleri, teknik donanımları, insan gücü ve profesyonel beceriler açısından son derece özellik taşımaktadırlar.

Yoğun bakımda izlenen hastalarda klinik bozulma aniden gelişirken, düzelme yavaş ve meşakkatli bir süreç sonrasında olabilmektedir. Bu bağlamda, ne yazık ki bu ünitelerde izlenen 'kritik' hasta grubunda ölüm riski hasta bağımlı faktörler nedeniyle diğer hasta gruplarına göre daha yüksektir.

Bu amaçla yoğun bakım takibi gerektiren kritik hasta gruplarının sınıflandırılması doğru olacaktır. Günümüzde yoğun/kritik hasta tanımlamasında tek bir kriter yetersiz kalmakta olup hastaları mevcut rahatsızlık, monitörizasyon ve tedavi gereksinimlerine göre sınıflandırma yolu tercih edilmektedir. Buna göre yoğun bakım hastası üç grupta ele alınabilir:

Birinci Basamak Hastalar

Takip ve tedavileri için rutin yöntemler yeterli olmayan, ancak, henüz organ yetmezliği başlamamış, solunum desteğine ihtiyaç duymayan yakın takibi gereken hastalar…

İkinci Basamak Hastalar

Birinci basamak yoğun bakım hastası özelliklerine ek olarak kısa süreli, detaylı ve nitelikli gözlem girişim ve yaşamsal destek gereksinimi bulunan hastalar…

Üçüncü Basamak Hastalar

Birinci ve ikinci basamak hastalarının özelliklerine ilave olarak uzun süreli nitelikli gözlem ve girişim ile uzun süreli yaşamsal destek gereksinimi bulunan veya çoklu organ yetmezliği gelişmiş hastalar…

Hastanemiz genel yoğun bakım ünitesi de altta yatan özellikli hastalığı nedeniyle takibi gereken hastaların yattığı özel yoğun bakımlar, solunum yetmezliği ve/veya çoklu organ işlev bozukluğu gibi tüm karmaşık hastaların kabul edildiği solunum desteği renal replasman tedavisi, plazmaferez gibi destek tedavilerinin hepsinin yapılabildiği en üst düzeyde tıbbi bakım ve tedavi verilebilen yoğun bakım üniteleri olarak tariflenen Üçüncü Basamak Yoğun Bakım Ünitesi özelliklerine sahiptir. Yoğun Bakım Ünitemizin bu yüksek donanım ve kabiliyetleri nedeniyle diğer hasta gruplarına göre daha karmaşık ve kimi zaman da ne yazık ki daha az yüz güldürücü olan “Üçüncü Basamak Hastalar” grubundakiler sıklıkla kabul edilmektedir. Bir acil servise, kalp ve solunum durmasıyla gitmiş ve acil servisteki doktorun çaresizlik içinde yer aradığı ancak bir çok farklı klinik tarafından reddedilen bir çok hasta, yoğun bakım ünitemize kabul edilmekte ve tıbbi literatürün son ugulamaları doğrultusunda takip ve tedavi edilmektedir.

SKORLAMA SİSTEMİNE GÖRE ÖLÜM ORANI DÜŞÜK

Günümüzde yoğun bakım hastası olarak tarif edilen kritik hasta grubu son derece geniş hastalık grubunu içermekle birlikte bu patolojilerin çoğunda hayati fonksiyonların düzenlenmesi ile iyileşme sağlanabilmektedir. Çoklu travmalı ve kritik hastalarda organ veya sistem hasarları tedavi edilirken diğer yandan da diğer organ veya sistemlerde oluşabilecek fonksiyon bozukluklarının önlenmesi veya tedavi edilmesi gerekmektedir. Bu da normal bir hastane servisindeki bakımdan daha fazla, sürekli, aktif ve çok yönlü bir bakım gerektirdiğinden bu tür hastalar, bu iş için eğitilmiş personel tarafından ve özel olarak organize edilmiş Yoğun Bakım Ünitemizde takip ve tedavi edilmektedirler. Yoğun Bakım Ünitesi’ne kabul edilen hastalar; vücudun geçirdiği ağır bir hastalık, zehirlenme, travma ve ameliyattan dolayı önceden tahmin edilmesi mümkün olmayan komplikasyonlarla yaşamlarının sınırına gelmiş bulunan olgulardır. Bu hastaların ortak özellikleri; durumlarının ağır olmakla birlikte düzelebilir olmasıdır. Yoğun Bakım ünitelerine kabul edilen hastalar çok farklı koşullarda olabildiğinden, bu hastaların ve ünitelerin hastalığın şiddeti ve ölüm riski yönünden mukayese edilmeleri, sonuçların değerlendirilmesi ve gidişatın belirlenmesi çok önemli; ancak oldukça zordur. Bundan dolayı çeşitli skorlama sistemleri kullanılmaktadır. Bu sistemlerde hastalığın tipi, derecesi, hastanın fizyolojik rezervi ve tedaviye yanıtı, tedavinin tipi, derecesi, süresi gibi etkenler göz önüne alınarak akıbet belirlenmeye çalışılmaktadır. Bu skorlama sistemleri; tedavi ve sonuçları arasındaki ilişkileri hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlamaktadır. Puanlar bu ölçümlerle tayin edilmektedir ve her hasta için hastalık şiddeti skorunu belirlemektedir. Travma, sepsis veya yanıklılar, tüm cerrahi, medikal erişkin yoğun bakım hastaları için APACHE-II, SAPS, TISS ve MPM kabul edilebilir skorlama sistemleridir. Hastanemiz genel yoğun bakım ünitesinde de APACHE-II skorlama sistemi beklenen ölüm oranlarını tayin etmek için kurulduğu günden bu yana yatan her hasta için kullanılagelmektedir. Hasta profilimiz gereği kabul edilen çok ağır hastalar nedeniyle bazen hastalarımız kaybedilebilmesine rağmen APACHE-II skorlama sistemine göre ölüm oranlarımız beklenenin altındadır.

HASTALIRIN 5’TE 4’Ü DIŞARDAN

Yoğun Bakım Ünitesi’nde izlenen “durumu kritik 3. basamak hasta grubu”nun yaklaşık yüzde 80’ini diğer hastanelerin acil ya da yataklı servislerinden kabul edilen hastalar oluşturmaktadır. Geri kalanların çoğu ise 112 ambulans ile hastanemiz Acil Servis’ine getirilen hastalardır.

SAĞLIK PERSONELİ KAYNAKLI ÖLÜM YOK

Sonuç olarak elbette ki yoğun bakım hastalarında ölüm, hastaya bağımlı faktörler nedeniyle bazen kaçınılmazdır. Bu durum hasta yakınlarında olduğu kadar hastaya bakım ve tedavi veren bizlerde de duygusal tavmalara ve üzüntüye sebep olabilmektedir. Ancak burada bizleri vicdani olarak en azından biraz da olsa rahatlatan, doktor ve hemşire kaynaklı hasta kayıplarının olmadığını skorlama sistemleri yardımıyla kendimizi doğrulayarak tespit etmiş olmamızdır.

Herkese sağlık ve esenlik dolu günler temennisiyle...


Bu yazı Lokman Hekim Hastaneler Grubu tarafından yazıldı ve 5872 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler