Horlama SorunuLokman Hekim Hastaneler Grubu Oluşturuldu: 2016-12-15 10:21:26
Görüntü Sayısı: 1126

Horlama Sorunu

40 yaşını aşmış erkeklerin % 35’i aralıklı ya da yatış pozisyonuna bağlı olarak horlamaktadır. Bununla birlikte 100 kişiden yaklaşık 5'inde de şiddetli horlama ile birlikte uykuda 10 saniyeden fazla nefes durması ile karakterize uyku-apne sendromu adı verilen hastalığın da var olduğu öngörülmektedir.

Horlama Sorunu

Yorucu bir gün ve ağır bir yemek sonrası, üst solunum sistemi enfeksiyonlarında, yoğun sigara ve alkol kullanılmasından sonra, sırtüstü yatarken oluşan horlama masum kabul edilebilinir. Ancak hemen her gün, yüksek şiddette ve uykuda nefes kesilmelerinin eşlik ettiği horlamalar gerek hastanın yaşam süresini kısaltması gerekse beraberinde önemli hastalıklar için risk oluşturması nedeniyle tedavi edilmesi gereken önemli bir sağlık sorunu oluşturmaktadır. Horlama uyku düzenini etkiler ve horlayan kişini uyku esnasında yeterli oksijen alamaz. Horlama ile birlikte nefesi de kesilen orta yaş üstü olanların hayati tehlike taşıdıkları ve birçok kalp ve solunum hastalıklarına yatkın oldukları bilinmektedir. Yatakta ölüm, kontrol edilemeyen yüksek tansiyon, kalp krizi risklerini yükselten bir durum olabileceği unutulmamalıdır. Tüm bunların yanında horlayan insanların sabah uyanamama, iş yerinde çalışmada isteksizlik, iş performansında azalma, gün boyu uykuya meyilli olma, trafik sıkışıklığında, televizyon karşısında ya da öğlen yemeği sonrasında aşırı uyku isteği gibi yaşam kalitesini bozan birçok şikayeti de bulunmaktadır. Araştırmalarda, ölümcül trafik kazalarının birçoğunun, uykuda nefesi kesilen ve horlayan insanlarda uykuya meyil ve konsantrasyon kaybı nedeniyle meydana geldiği ortaya çıkmıştır.

Horlama nasıl oluşuyor ?

Üst solunum yolundaki tıkanıklıklar ile birlikte yumuşak dokular (yumuşak damak, küçük dil ve bademcikler) uyku sırasında gevşer. Bunun sonucunda, hava yolunda kısmi bir daralma meydana gelir ve yukarıda belirtilen dokuların uyku esnasındaki titreşimleri ile horlama denilen rahatsız edici ses ortaya çıkar.

Horlama kimlerde görülür ?

Burun tıkanıklığı olan kişilerde: Bu kişiler, hava almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum, boğazda çökmüş durumda olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylelikle, burun açık iken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar.

Dil ve boğaz kasları gevşek yapıda olanlarda: Gevşek kaslar, sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay, alkol ya da ilaç alarak gevşemiş kişinin uykusunda kas kontrolünün kaybolması ile ortaya çıkar.

Boğaz dokusu kalın olanlarda: Büyük bademcik ve geniz eti, çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. Şişman insanlarda, kalın boyun dokusu horlamaya sebep olarak gösterilir. Kist ve tümörler de nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir.

Yumuşak damağı sarkmış ve küçük dili, normalden uzun olanlarda: Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması, boğaza doğru hava yolunu kapatır. Küçük dil, hava yoluna sarktığı için horlamaya neden olur.

Ne yapmalıyız ?

Öncellikle fazla kilolardan kurtulmak iyi bir başlangıç olacaktır. Gece uyku öncesinde alkol ve sigara alınımının azaltılması, yastık pozisyonunun ayarlanması, en az 4 saatlik açlık ile yatmak ve uyumadan sakinleştirici ilaçların kullanılmaması ile birçok basit horlamanın önüne geçebiliriz.

Gece uykuda burnumuzdan nefes alamıyor ve bu nedenle ağız açık uyumak zorunda kalıyorsak horlamamız kaçınılmaz olacaktır. Burnumuzun açık olması ve ağzın kapalı olması sağlıklı bir uyku için altın kuraldır.

Bu basit önlemlerin alınmasına rağmen horlama ve uykuda nefes kesilmesi devam ediyorsa, Eğer horlamaya; solunum düzensizlikleri, solunum durması, boğulma hissi ve sabah dinlenemeden kalkma, baş ağrıları, gündüz uyuklama hali ve uyuma isteği, çarpıntı ve hipertansiyon şikâyetleri, boğaz kuruluğu, aşırı terleme, sık idrara çıkma gibi durumlar da eşlik ediyorsa hastalığın, mutlak olarak tedavi edilmesi gerekmektedir. Hastalığın şiddetinin anlaşılabilmesi ve hangi tedavi metodunun kullanılacağının belirlenmesi açısından öncelikle bir KBB uzmanının değerlendirmesi çok önemlidir.

Horlama ve uyku apnesinin günümüzün modern cerrahi teknikleri ile tedavisi büyük ölçüde mümkündür. Uygun hastalarda cerrahi tedavi çok büyük başarılar sağlamaktadır. Cerrahi tedavide ana prensip; gece uykuda solunum yolunu tıkayan burun yapıları , küçük dil ve yumuşak damağın normal anatomik ölçülerine getirilmesi ve yapıların gerginleştirilmesinin sağlanmasıdır


Bu yazı Lokman Hekim Hastaneler Grubu tarafından yazıldı ve 1126 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler