Öfke Kontrolü İçin 10 Temel BasamakLokman Hekim Hastaneler Grubu Oluşturuldu: 2016-12-15 07:54:50
Görüntü Sayısı: 1409

Öfke Kontrolü İçin 10 Temel Basamak

Meclis’te, futbol sahalarında, sokaklarda, birbirlerine hakaret eden ve itişip kakışan insanlar görürsünüz. Çünkü günümüz insanı öfke kontrolünü bir yenilgi olarak görüyor. İnsan engellendiğini, haksızlığa uğradığını hissettiğinde, öfkesini kontrol edebilir ancak insanlarımız öfke ile olan savaşlarında genellikle kaybeden taraf oluyorlar. Öfkenizi kontrol etmek için öncelikle kendinizi tanımalı ve şu 10 temel duruma dikkat etmelisiniz:

Öfke Kontrolü İçin 10 Temel Basamak

1. Öfke, öğrenilmiş bir davranış olup, değiştirilmesi de mümkündür:

Davranışları öğrenebildiğimiz gibi, memnun kalmadığımız davranışı değiştirmek, alternatif öfke içermeyen tepkileri hayata katmak elimizdedir. Öfke her insanın yaşadığı bir duygudur, diğer insanlar farklı tepkiler verebiliyorsa, neden siz de değişmeyesiniz?

2. Hayata bakış açımız; insanları ve durumları nasıl yorumlayacağımızı belirler:

İnançlarımızın bizi nasıl etkilediğini bilmek, değişim için bize yardımcı olacaktır. Örneğin; hayatın her zaman adil olması gerektiğine inanmak, umutsuzluk ve hayal kırıklıklarına yol açar. Bu duygularsa çoğu zaman kendimize ve başkalarına karşı öfke duymaya. Hayatın her zaman adil olamayacağını kabullenmek, bizim de diğerlerinden istisna olmadığımızı fark etmek, daha işlevsel bir bakış açışı olabilir.

3. Davranışlarımızı anlamak için ne düşündüğümüzü anlamalıyız:

Kendimizi kontrol etme becerimizi, kendimizi daha fazla tanıyarak artırabiliriz. Düşünme alışkanlıklarımızı önce fark edip, alternatif düşünme yollarını deneyebiliriz. Örneğin; 'ben de aç olduğum için erken tepki verdim’ gibi.

Kuvvetli kimse, (güreşte hasmını yenen) pehlivan değildir. Hakiki kuvvetli, öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsedir. Hz. Muhammed

4. Duygular gelip geçici, hasarları ise kalıcıdır:

Yoğun ve güçlü duyguların doğasını anlayarak ve tanıyarak, davranışları yönlendirmek konusunda etkili bir adım atılabilir. Örneğin, 'Dün sinirlendiğimde, biraz hava almak iyi gelmişti. Sonra konuşmak daha kolay oldu' gözlemi yapıyorsanız, sinirlendiğiniz durumlarda ne yöntem kullanacağınızı belirlemek daha kolay olur.

5. Öfkenin fiziksel olarak önemli sinyalleri vardır:

Kendi öfkesini tanıyan birey, bu fiziksel sinyalleri (terleme, kalp atışlarının hızlanması, hızlı nefes alıp verme gibi) tanıyarak, kendini sakinleştirebilir. Gevşeme teknikleri ve diyafram nefesi gibi yöntemlerle fiziksel belirtiler azaltılabilir, sorun ertelenebilir, tepki sınırlanabilir.

6. Unutmamak gerekir ki öfke, çoğunlukla kendimize ve başkalarına zarar verecek şekilde sonuçlanır:

Önceki deneyimleri hatırlayarak, öfkemizin sonucunda neler olduğunu tekrar ederek davranışlarımıza müdahale edebiliriz. Sonuçları bilerek, benzer öfke tepkilerini yinelemek yerine, öfkeyi kontrol etmek her zaman daha iyidir. Öfkenizi kontrol ettikçe insanların size nasıl yakınlaştığını, ilişki kurmak için istekli olduğunu, kendinize güveninizin arttığını ve sorunları olumlu şekilde çözebildiğinizi göreceksiniz.

Öfke, aklın ateşini söndüren büyük bir rüzgârdır. A. Gide

7. Sizi öfkelendiren belirgin olayları ve kişileri fark ederek, sakin zamanlarda nasıl başa çıkacağınızı düşünmeniz yararlı olacaktır:

Her birimiz stresi farklı yaşamaktayız. Ekonomik sıkıntılar, iş zorlukları, kişilerarası çatışmalar, çocuklara yönelik endişeler, kendinize dair yüksek beklentiler gibi konular bazen ağır stres yaratabilir. Sakin zamanlarda bu sorunları nasıl çözebileceğinizi düşünebilir, tartışabilir, yeni yollar için araştırabilir veya kabullenebilirsiniz.

8. Öfke patlamaları aslında çözülmeyen ufak kızgınlıkların sonucudur:

Zamanında uygun tepkilerle ve insanlarla sorunu çözmeyi öğrenmek için elimizden geleni yapmamız gerekir. Kendimizi ifade edebilmek, karşı tarafı dinlemek, gevşemek, tekrar konuşmak, denenmemiş yolları devreye sokmak, bir bilene sormak yeni yöntemler olarak denenebilir.

9. Hayatın yükü ve alınan keyif dengesizleştikçe öfkeli birey olma riski artmaktadır:

Çok fazla çalışmak, kendini önemsememek, ilişkileri düzeltememek, ödüllendirmenin az olması olumsuz olaylarla başa çıkmayı zorlaştırmaktadır. Öfkeyle başa çıkmada, sağlıklı ve dengeli bir hayat, kendine ve başkalarına özen gösterme temel basamaklardandır.

10. Öfkenizle başa çıkamıyorsanız, daha sıkıntılı ve geri dönüşü olmayan olaylar yaşamadan uzmanlardan yardım alın:

Yapılacak değerlendirmeler sonrasında, gerekiyorsa ilaç, terapi ve danışmanlık yöntemleriyle kalıcı şekilde öfkeyle başa çıkabilecek duruma gelebilirsiniz.


Bu yazı Lokman Hekim Hastaneler Grubu tarafından yazıldı ve 1409 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler