Menu
Uyku bozuklukları, uykuya dalmada ve sürdürmede zorlanma şeklinde başlayarak; uykuda yürüme, kabuslar görme, uyku terörü vs. rahatsızlıklar gibi çok geniş bir yelpazeyi kapsar. Uyku, hayatımızın yaklaşık üçte birini kaplıyor ve uyku sırasında çevre ile iletişimimiz kesiliyor. Fakat bu durum günlük yaşamımızın bir süreliğine kesintiye uğraması veya boşa geçen bir zaman gibi algılanmamalıdır. Düzenli uykunun beden ve ruh sağlığı üzerinde önemi çok büyüktür.
Yapılan çok sayıda araştırma sonucunda, 18-64 yaş arası insanların ortalama gece uykusunun 7-9 saat arası olması ideal olarak kabul edilmektedir. Nadiren, 5 saatin altı ve 10 saatin üzeri uyku ile yetinen insanlar da vardır.
Uzun süreli normalden az uyku düzeni, ileri zamanlarda yaşam kalitesinin azalmasına, depresyon, anksiyete bozukluğu, kalp hastalıkları, obezite ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden oluyor. Bundan ziyade, uyku bozuklukları, trafik kazalarına ve mesleki kazalara da neden olmakla çok önemli bir halk sağlığı sorununa evirilmiştir.
Eğer uykunuz 4 haftadan daha uzun süredir bozuksa ve bu sizin günlük işlevlerinizi bozuyorsa, bu artık doktora başvurma sebebinizdir.
Uyku bozukluklarına çoğu zaman uyku hijyeni hakkında bilgi yetersizliği, ya da uyku hijyenine uyulmaması neden oluyor.
Uyku bozukluğuna bağlı herhangi bir tedavi yöntemi seçilse bile, uyku hijyeni her hastanın uygulaması gereken bir yöntemdir.
Özetle; uykuyu olumlu etkileyebilecek yaşam stili ve çevresel faktörlerin birlikteliği uyku hijyenini oluşturur.
Aşağıda bahsedeceğim rahatsızlıktan şikayetçi olanların en çok düşündüğü ve dile getirdiği kelime... “Bu Gün De Uyuyamazsam !”
“Psikofizyolojik” veya “Akut Insomnia” uyku bozukluğu tanıları içinde en sık rastladıklarımızdandır. Adından da anlaşılacağı gibi bu şikayetin temel özelliği danışan tarafından tanımlanabilen ya da hiç tanımlandıramadığı bir stresle tetiklenmesidir.
Şikayetler genelde birkaç günle birkaç hafta arasında sürer, stres faktörünün ortadan kalkması veya kişinin strese uyum sağlaması ile yakınmalar azalır ve kaybolur.
Bu kişiler genelde normal hayatlarında da anksiyeteli ve gergin bireylerdir.
Bu süreçte çoğu zaman uykusuzluğuna ve bunun yaşamını nasıl etkilediğine odaklanır. Uykusuzluk, uyuyamama ile bağlı yoğun endişeler, stres faktöründen daha da fazla yakınmaların artmasına neden olmaktadır. Ve maalesef, kısır döngü ile uykuya bağlı şikayetler de giderek artmaktadır.
Uzm. Dr. Leyla Abdullayeva
Psikiyatri
Lokman Hekim Akay Hastanesi